YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6625
KARAR NO : 2020/6923
KARAR TARİHİ : 09.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 16369 parsel sayılı taşınmazın 1 numaralı bağımsız bölümünün 31.12.2010 tarihinde müvekkili tarafından satın alındığını, 2 numaralı bağımsız bölüm maliki olan davalı …’ın daireyi diğer davalı şirkete kiraladığını, davalı şirketin binanın ortak alanı olan çatı katını kapatarak depo olarak kullandığını belirterek beş yıllık ecrimisil talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, tüm çatı masraflarının davalılar tarafından karşılandığını, masrafın 2/3’sinin verilmesi halinde kirasını ödeyebileceklerini, davacının da çatıda kullanılmayan yeri kullanabileceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, 707,58 TL’nin her bir ayın kira tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil talebine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut olayda dava konusu taşınmazda kat mülkiyeti kurulmuş olup, 1 numaralı darenin maliki davacı, 2 numaralı dairenin maliki davalı …, çatı katı ise binanın ortak alanıdır. Mahkemece davacı tarafından davalılara gönderilen 07.07.2014 tarihli ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 09.07.2014 tarihinde intifadan menin gerçekleştiğinden bahisle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dava konusu taşınmazda davalı şirket malik olmayıp, üçüncü kişi konumunda olduğundan ve ortak alana müdahalesi sabit olduğundan, davacının satın aldığı tarihten itibaren arsa payı oranında ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1. bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının REDDİNE, taraflarca HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 09.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.