Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/21750 E. 2012/3943 K. 16.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/21750
KARAR NO : 2012/3943
KARAR TARİHİ : 16.02.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 7.468,23 TL alacak için yapılan takibe davalının itirazının iptali ile % 40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü – kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, davalıya ait aracın davacı müvekkili tarafından tamir edildiğini, yapılan tamirat nedeniyle takibe dayanak 7.468,23 TL tutarında sekiz adet faturanın düzenlendiğini, fatura bedellerini tahsil edemediklerini, bu bedelin tahsili amacı ile davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı aracını davacıya ait servise götürdüğünü, aracına orjinal motor bloğu yerine başka araçtan çıkma motor bloğu takıldığını, çıkma motor bloklarında seri numarası olmaması nedeniyle motoru ruhsata işletemediğini ve ticari aracını çalıştıramadığını, yapılan işin ayıplı olması nedeniyle davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık BK’nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Tarafların araç tamiri hususunda anlaştıkları dosya kapsamından anlaşılmaktadır. İhtilaf, yapılan işin ayıplı olması nedeniyle davacı yüklenicinin iş bedeline hak kazanıp kazanamadığı noktasında toplanmaktadır.Eser sözleşmeleri taraflara karşılıklı haklar ve borçlar yükleyen bir iş görme akdidir. Yüklenicinin edimi, eserin fen ve sözleşmeye, sanatsal ilkelere ve amaca uygun olarak imal edip iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin edimi de teslim olunan eserin bedelini ödemektir.Davacı yüklenici tarafından davalıya ait araca başka bir araçtan çıkma motor blogu takıldığı taraflarca kabul edilmektedir. Bu yönüyle eserin ayıplı olarak iş sahibine teslim edildiği kuşkusuzdur.Davacı tarafın dayandığı deliller uyarınca mahkemece bilirkişiye gidilerek rapor alınmıştır, bilirkişi raporunda çıkma motor bloğunun davalıya ait araca takılmasını eksik ya da ayıplı iş olarak tanımlayarak; davacının takibe koyduğu 8 adet faturadan yalnızca motor bloğu yazılı faturayı dikkate alarak bu faturadaki 3.310,00 TL’lik bedelden davalı iş sahibinin sorumlu olmayacağını ayrıca motor bloğunun hurda değerinin 40,00 TL olduğunu belirtmiştir.Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurularak davalı iş sahibini motor bloğunun hurda değeri olan 40,00 TL ile 3.310,00 TL tutarındaki fatura dışındaki 4.158,00 TL’den sorumlu tutarak, davalının 4.198,00 TL asıl alacak üzerinden takibe itirazının iptaline karar vermiştir. Hükmü temyiz eden davalı vekili bilirkişinin inceleme dışı tuttuğu 7 adet faturada dökümü yapılan işlerin de motor bloğunun değişmesi nedeniyle yapılan işler olduğunu, yapılan diğer işlerin motor bloğuyla ilgili olup olmadığı konusunda bilirkişiden görüş alınmaksızın hüküm kurulduğunu savunmuştur.Dosyaya sunulu bilirkişi raporu incelendiğinde; motor bloğu yazılı fatura dışındaki takibe konu 7 adet faturada yazılı işlerin motor bloğuyla ilgili yapılan işler olup olmadığı konusunda bir incelemenin olmadığı belirlenmiş olup, inceleme dışı bırakılmış olması uygun görülmemektedir.
O halde mahkemece yapılacak iş uzman bilirkişiden denetime elverişli rapor alınarak yapılan işlerden hangisinin motor bloğuyla ilgili olduğu tespit edilmeli, davalı iş sahibinin ayıplı işlerden sorumlu olmayacağı da gözetilerek sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuyla yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.