YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12156
KARAR NO : 2012/16138
KARAR TARİHİ : 26.06.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 5000 TL haksız işgal tazminatı ile 20000 TL manevi tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Islah dilekçesi ile haksız kullanım bedeli talebi 12.600 TL’ye çıkartılmıştır. Mahkemece davanın maddi tazminat yönünden kabulüne, manevi tazminat yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, kararla dava konusu dairenin intifa hakkının davacıya bırakıldığını; davalının, davacıyı uygunsuz davranışlarıyla rencide ettiğini; davacının, intifa hakkını kullanmasına da engel olduğunu iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 5000 TL maddi ve 20000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Islah dilekçesi ile; haksız kullanım bedeli talebini 12.600 TL’ye çıkartmıştır.
Davalı, davanın reddini istemiştir.Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, haksız kullanım bedeli olarak 12.600 TL’nin davalıdan tahsiline; haksız kullanımından dolayı manevi tazminat istenemeyeceğinden, manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, dava; 05.02.2007 tarihinde açılmış olup, bu tarihten sonrası için talep olunan ecrimisile (haksız kullanım bedeline) hükmedilemez. Oysa, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; 01.01.2007-01.08.2007 tarihleri arası için işgal tazminatı hesaplanmıştır. Mahkemece, bu husus gözetilerek dava tarihinden öncesi için yeniden hesaplama yapılarak belirlenecek miktarın hüküm altına alınması gerekirken; yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.