Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/2711 E. 2012/4225 K. 21.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2711
KARAR NO : 2012/4225
KARAR TARİHİ : 21.02.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 21860 TL’lik alacağın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü, kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, ortaklığın giderilmesi davası sonucunda satılan taşınmaz üzerindeki muhtesatın davacıya ait olduğu halde muhtesata isabet eden bedelden 21.806 TL. bedelin davalı hissedara ödendiği, davalının bu surette sebepsiz olarak zenginleştiği ileri sürülerek, muhtesatın davacıya ait olduğunun tespiti ile davalıya ödenen bedelin istirdadı istenilmiştir.Mahkemece, kesin hüküm nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacılar tarafından temyizi üzerine karar Dairemizin 21.02.2012 tarih ve 2012/2711E. Ve 2012/4225 K. sayılı kararı ile ve “Kural olarak, Bir davanın görülebilmesi için; hukuki yarar bulunması ve tarafları, konusu ve de hukuki sebebi aynı olan daha önce görülüp sonuçlanarak kesinleşmiş bir dava bulunmaması dava şartıdır. Somut olayda ise, taraflar arasındaki izale-i şuyu davasının hukuki sebebi ile iş bu davanın( sebepsiz zenginleşmeye dayalı) davadaki hukuki sebebi farklı olduğundan kesin hükmün varlığından söz edilemez. Ortaklığın satış yolu ile giderilmesine dair davada arsa nitelikli taşınmaz üzerindeki muhtesatların satış bedeline katkı oranı bilirkişi tarafından belirlenmiş olmasına rağmen bu husus gözetilmeksizin tapudaki pay oranında paylaştırma yapılmış olması karşısında davalının sebepsiz zenginleştiği gerekçesi ile işbu davanın açılmasında davacıların hukuki yararı bulunduğu da tartışmasızdır. Mahkemece, kesinleşen izale-i şuyu dava dosyası ile satış dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek gerçekleşen satış bedeline muhtesatın katkı miktarı saptanıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde hüküm kurulmalıdır.” gerekçesi ile bozularak, mahkemesine iade edilmiştir.Her ne kadar, mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de, bozma ilamında belirtilen şekilde hesaplama yapılmadan, alacak tutarı belirlenmiştir.Uyulan bozma ilamı doğrultusunda mahkemece yapılacak iş; muhtesatın satış tarihinde taşınmazın değerinde meydana getirdiği artış oranı yani, ortak taşınmaz üzerinde davacıların murisi bu muhtesatları yapmamış olsa idi kaç liraya satılabileceğinin bilirkişiye tespit ettirilmesi ve bilirkişinin bildireceği değerle, muhtesatlar dahil yapılan satışta elde edilen satış parası içinde bulunan muhtesatlara ait kısım ve bundan davalı paydaşların payına isabet eden bölümün orantı kurularak hesaplanmasıdır.O halde mahkemece; yukarıda belirtilen ilkeler gözetilerek bir hesaplama yolu izlenmesi gerekirken, davalıların iade ile yükümlü olduğu miktarın farklı ve yanılgılı bir yöntemle hesaplanması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.