YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15123
KARAR NO : 2015/8985
KARAR TARİHİ : 20.05.2015
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/06/2014
NUMARASI : 2013/1898-2014/639
Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı dilekçesinde;davalı şirketin … bayinden … marka … model cep telefonunu 13.04.2013 tarihinde 1.896 TL beddele satın aldığını, söz konusu telefonunun reklam filmlerinde, telefonun su geçirmez olduğu bilgisi yer aldığını, telefonun satış esnasında da satış elamanınca telefonun su geçirmez olduğunun özellikle vurgulandığını, piyasadaki muadillerinden ayıran bu özelliğin telefonu satın almasına neden olduğunu, telefonu satın aldıktan kısa bir süre sonra, 17.07.2013 tarihinde, üzerine yemek dökülmesi sonucu cihazın basınçsiz ılık musluk suyu ile yaklaşık 5-6 dakika boyunca, musluk suyu haricinde yabancı hiçbir sıvı temas edilmeden, kapakları iyi bir şekilde kapatılıp yıkandığını, 10-15 dakika sonra telefonun ön ve arka kamera bölümlerinde buğulanma meydana geldiğini, ekranının kendi kendine açılıp kapandığını ve güç tuşunun da çalışmadığını, arızaların halen devam ettiğini, teknik servis tarafından, cihazda sıvı teması tespit edildiğinden cihazın ücretli olarak yenisi ile değiştirileceği, onarım bedelinin ise 1.408 TL olduğu bilgisi verildiğini, ürünün reklamlarında, internet sitesinde ve satış faaliyetind özellikle vurgulanan su geçirmezlik özelliğinin gerçeği yansıtmadığını, hizmetin ayıplı olduğunu ileri sürerek, cihaz bedeli olan 1.896 TL’nin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; davacının dava konusu cihazı … hattına istinaden 24 ay boyunca faturasına yansıtılacak şekilde tahahütlü olarak satın aldığını, cihaz bedelinin nakit olarak alınmadığını, tahahhüt süresi bitimi olan 13.04.2015 tarihinde 1.896 TL’nin ödenmiş olacağını, cihazın su geçirmez diye bir reklamı olmadığını, ürün satılırken de satış personellerinin suya karşı dayanıklı olduğunu belirttiklerini, …’nin resmi internet sitesindeki garanti şartlarının 3. maddesinde de ayrıca sıvı teması halinde cihazın garanti dşı olduğunun belirtildiğini, cihaza yemek suyu girmiş olabileceğini ya da şebeke suyunun basınçlı olduğundan yüksek basınçtan dolayı su girmiş olabileceğini, davacının yanıltıcı beyanda bulunduğunu, yemek dökülmesini silmesi veya servise götürüp temizlettirmesi gerekirken bunu yapmadığını, tazyikli musluk suyu ile 5 veya 6 dakika telefonu yıkadığını, ayıpsız olarak aldığı cihazı davacının kendi kusuru ile bozduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
./..
Mahkemece;davacının davasını ispatladığı ve ayıplı maldan kaynaklanan tercih hakkını bedelin iadesi olarak talep etmiş olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne ve 1.896 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HMK 266.maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
Somut olayda bilgisine başvurulan ve hükme esas alınan bilirkişinin uzmanlık alanı anlaşılamadığı gibi, dava konusu cihaz üzerinde bir teknik inceleme de yapılmamıştır.Bu nedenle, mahkemece aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesisi mümkün değildir. Dava konusu cihaz üzerinde ve ayıp hakkında teknik bir inceleme de yapılmak suretiyle, telefondan anlayan ve konusunda uzman mühendis bir bilirkişiden, hüküm kurmaya ve Yargıtay denetimine elverişli bir şekilde rapor aldırılması gerekir.
Hal böyle olunca, mahkemece dava dosyasının, önceki bilirkişi dışında , dava konusu telefondan anlayan ve konusunda uzman mühendis bir bilirkişiden, dava konusu cihaz üzerinde ve ayıp hakkında, fiziki ve teknik bir inceleme yapılmak suretiyle, tereddüte yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı ve açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun bir rapor aldırılarak, varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme, soruşturma ve konusunda uzman olmayan bilirki heyetinin düzenlediği rapor esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı; her ne kadar mahkemece dava konusu cihaz bedelinin iadesine karar verilmiş ise de; davaya konu satış işlemi konusunda , satışın tahahüt kapsamında ve taksit yapılarak satın alınıp alınmadığı ve satış bedelinin tam olarak ödenip edenmediği noktasında bir araştırma yapılmalı ve sonucu dairesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.