YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6037
KARAR NO : 2013/22292
KARAR TARİHİ : 16.09.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında iki ayrı iddianameyle TCK’nın 123/1’nci maddesinden dava açıldığı halde, bir kez uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında 24.01.2008 günlü iddianameyle müşteki …’yı yaralamadan da dava açıldığı halde, bu konuda zamanaşımı doluncaya kadar karar verilebileceği düşünülmüştür.
1-Temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık … müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- O Yer Cumhuriyet Savcısının tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanınkanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından O Yer Cumhuriyet Savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 16.09.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY: Sanık hakkında müşteki …’yı tehdit ettiğinden bahisle dava açılmış ise de, tehdit fiilinin … isimli kişiye yönelik olduğu ve bu müşteki yönünden açılmış bir dava bulunmadığı halde, yazılı şekilde verilen hükmün bozulması gerektiğinden yüksek çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.