YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15246
KARAR NO : 2013/26515
KARAR TARİHİ : 24.10.2013
Yaralama ve hakaret suçlarından sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, İskenderun (Kapatılan) Çocuk Mahkemesince verilen 29/04/2011 tarih ve 2010/46 esas, 2011/70 karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 29/01/2013 … ve 2012/31467 esas, 2013/1968 sayılı kararıyla;
” Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen yaralama ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık … müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/04/2013 … ve 2011/324628 sayılı yazısı ile;
“Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 26/03/2013 tarihli ve 2012/1468-2013/101 sayılı kararında belirtildiği şekilde, suç tarihinde 15-18 yas grubunda olan ceza sorumluluğu bulunan suça sürüklenen çocuk sanık hakkında cezanın yanında ayrıca 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5/1-a maddesi uyarınca koruyucu ve destekleyici “danışmanlık” tedbirine hükmolunmasının usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay 4. Ceza Diresinin 29/01/2013 tarihli ve 2012/31467-2013/1968 sayılı onama kararının kaldırılarak, hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 321. maddesi uyarınca BOZULMASI, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı yasanın 322 nci maddesi uyarınca, hükümde yer … 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5/1. maddesi uyarınca danışmanlık tedbiri ve denetim altına alınmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASI,
İtirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 29/01/2013 … ve 2012/31467 esas, 2013/1968 karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
İskenderun (Kapatılan) Çocuk Mahkemesince verilen 29/04/2011 tarih ve 2010/46 esas, 2011/70 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen yaralama ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
5237 sayılı TCK’nın 31. ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11/1. maddeleri uyarınca, 5395 sayılı Kanun’un 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, cezai sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet hükmü kurulan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tedbire ve 36. maddesi uyarınca denetime hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, “hükmün VII. bölümünün 1-2-3. kısımlarında yer … ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu uyarınca verilen tedbir ve denetim kararlarının hüküm fıkrasından çıkarılması” biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.