YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17283
KARAR NO : 2015/31409
KARAR TARİHİ : 17.06.2015
Tebliğname No : 4 – 2011/217458
MAHKEMESİ : Bor(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/04/2011
NUMARASI : 2011/2 (E) ve 2011/169 (K)
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık A.. Ü.. ve katılan S.. E.. Cumhur vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B-Tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından kurulan hükümlerin temyizine gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-TCK’nın 123. maddesinde seçenekli ceza öngörülmediği halde, doğrudan adli para cezasına hükmedilmesi,
2-Sanığın katılana gönderdiği mesajlarda yer alan “son şansını kaybettin sen benle oynadın, bende seni altımda oynatacağım iş çıkışlarında” ve “senin üstünden eğer üçten fazla kişi geçirmezsem ben de ben değilim, ben elimi değmem” şeklindeki sözlerin, TCK’nın 106/1-1. cümlesi kapsamında kalacağı gözetilmeden, anılan Kanunun 106/1-2. cümlesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi,
3-Sanığın, bir suç işleme kararı kapsamında, katılanı değişik zamanlarda gönderdiği mesajlarla tehdit etmesi karşısında, TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Kabule göre de; tehdit suçundan verilen adli para cezası taksitlendirilirken TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca, taksit miktarının dörtten az olamayacağının düşünülmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık A.. Ü.. ve katılan S.. E.. Cumhur vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.