YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/23811
KARAR NO : 2015/38203
KARAR TARİHİ : 19.11.2015
Tehdit, hakaret ve yaralama suçlarından sanık Y.. V.. hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 05.12.2007 gün ve 2006/452 esas, 2007/350 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 12.03.2012 gün ve 2010/2843 esas, 2012/5592 sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1-)Sanık Y.. V.. hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazının incelemesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
Sanığa yükletilen tehdit, hakaret ve yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükme etkileyecek oranda hukuka aykırılığa rastlanmamıştır.
Ancak, 5237 sayılı TCY.nın 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, d, c bentlerindeki haklardan hak yoksunluklarının cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendindeki hak yoksunluğunun ise koşullu salıverilme tarihine kadar devam edeceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı,sanık Y.. V.. müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, “sanığın, 5237 sayılı TCK’nun 53/1-a, b, d, e bentlerinde belirtilen haklarından aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazının tamamlanıncaya, 53/1-c maddesinde yazılı haklardan ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilmesine, diğer kişilere yönelik bu hakları bakımından aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri yasaya uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle CYY’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına,” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/09/2015 gün ve 2014/211263 sayılı yazısı ile;
“İstanbul (Kapatılan) Anadolu 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/12/2007 tarihli ve 2006/452 esas, 2007/350 kararı ile, sanığın hakaret, tehdit ve yaralama suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86,2,125/1,106/1-1,432-1,53/1, 58. maddeleri uyarınca mahkumiyetine hükmedilmiştir. Temyiz yoluna başvuran sanık ve müdafii hükmün bozulmasını istemiştir. Dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesinin hatalı uygulandığı belirtilerek bununla ilgili kısmın değiştirilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Sanığın daha önce Tuzla Sulh Ceza Mahkemesi’nin 16.02.2005 gün ve 2003/493 Esas, 2005/38 Karar sayılı hükmü ile kasten yaralama suçundan 345,78 YTL ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair kesinleşmiş olan hüküm, yerel mahkemece tekerrüre esas alınarak sanık hakkında TCK’nun 58/6-7. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir. 5271 sayılı CMK’nun 305/son maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olan hükümler tekerrüre esas alınamayacağından yerel mahkemenin hükmü ve bu hükmün onanmasına dair Özel Dairenin kararı yasaya aykırılık teşkil etmektedir. Yüksek Yargıtay 4.Ceza Dairesinin kararının kaldırılarak, yerel mahkeme hükmünün bu yönden bozulması gerektiğinden 5271 sayılı CMK’nun 308. maddesine göre itiraz yoluna gidilmesi gerekmiştir.
Sonuç ve istem: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12.03.2012 GÜN VE 2010/2843 esas,2012/5592 sayılı ilamı ile verilen düzeltilerek onanma kararının kaldırılarak İstanbul(Kapatılan) Anadolu 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/12/2007 tarihli ve 2006/452 esas, 2007/350 sayılı hükmünün BOZULMASI, itiraz kabul edilmediği takdirde dosyanın itiraz incelemesi yapılmak üzere Yüksek Ceza Genel Kurulu Başkanlığı’na tevdii itirazen saygıyla arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, tehdit, yaralama ve hakaret suçlarından sanık Y.. V.. hakkında verilen mahkumiyet kararının düzeltilerek onanmasına dair, Dairemizin 12.03.2012 tarihli kararına ilişkindir.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 12.03.2012 gün ve 2010/2843 esas, 2012/5592 karar sayılı düzeltilerek onama kararının KALDIRILMASINA,
İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 05.12.2007 gün ve 2006/452 esas, 2007/350 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit, yaralama ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1-Tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetin, doğrudan verilen adli para cezasına ilişkin ve kesin nitelikteki adli para cezasından ibaret olması karşısında, sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun süresi ve kapsamı açısından anılan Kanun maddesinin 3. fıkrası hükmünün gözetilmemesi, Kanuna aykırı ve sanık Y.. V.. müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası itiraz yazısına uygun olarak;
1-“Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulamasına ilişkin bölümlerin karardan çıkarılması”,
2-“Sanık hakkında TCK’nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1. maddesinin a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması” ibaresinin eklenmesi, biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükümlerin, bu bağlamda ONANMASINA, itiraza konu edilmeyen sanık Kiyasettin Çubukçu yönünden Dairemizin 12.03.2012 tarihli kararının aynen muhafazasına , 19.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.