Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/30509 E. 2023/15531 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30509
KARAR NO : 2023/15531
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yerel Mahkemece 19.02.2013 tarih 2012/436 Esas, 2013/202 Karar sayılı kararı ile,
1. Sanık hakkında katılan …’e karşı hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun( 5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Sanık hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddenin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanık hakkında katılan …’e karşı tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
4. Sanık hakkında mağdur …’ya karşı tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. (A) bendinde tarih ve sayısı belirtilen kararın sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.04.2018 tarih, 2017/18823 Esas, 2018/8231 Karar sayılı kararı ile eksik inceleme, fail ve fiilde bağlılık kuralına aykırılık ve Kanun değişikliği nedenleriyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğine yönelik gerekçelere istinaden bozulmuştur.
C. Bozma üzerine karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında,
1. Katılan …’e karşı hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı,
2. Katılan …’e karşı görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine ve sanık hakkında hak yoksunlukları uygulanmasına,
3. Mağdur …’ya karşı tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine ve sanık hakkında hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
Tebliğname’de sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm bakımından basit yargılama usulunun uygulanması gerektiği, hakaret suçundan kurulan hükümde ise fail ve fiilde bağlılık kuralına aykırı davranıldığı gerekçeleriyle bozma yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin sanığın direnme suçunu haksız tahrik altında işlediğine, kendisini savunmak istemesi sebebiyle suç kastının olmadığına, tehdit suçunda ise katılanın beyanları dışında sanığın cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin olmadığına, şüpheden sanık yaralanır ilkesi gereğince beraat etmesi gerektiğine, kararların usul ve Kanun’na aykırı olduğuna, sanık hakkında verilen beraat kararı bakımından ise sanık lehine vekalet ücreti tayin olunması gerektiğine, vesaireye yöneliktir.
Katılan vekilinin sanığın hakaret suçundan da cezalandırılması gerekirken hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve Kanun’a aykırı olduğuna, direnme suçunda ise sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan tayini edilmesinin, sanık hakkında takdiri indirim sebebi ve lehe olan Kanun hükümlerinden erteleme kurumunun uygulanmasının usul ve Kanun’na aykırı olduğuna, vesaireye yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Katılan Av. …’in … İcra Müdürlüğünün …. esas sayılı takip dosyasına istinaden haciz işlemi için yediemin deposu sorumlusu mağdur … ile birlikte sanığın sorumlu olduğu sanayi bölgesinde bulunan şirkete gittikleri, sanığın haciz ve muhafaza işlemine karşı çıkarak katılana “Bu malları kaldıramazsın, seni öldürmezsem.” dediği ve katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralayarak yargı görevi yapan kamu görevlisine karşı görevi yaptırmamak için direnme ve mağdur …’ya karşı da “Seni de öldürürüm, şeklini ve simanı aklıma çizdim, seni vuracağım ve öldüreceğim, işçilerim benim bir hareketimi bekliyor, o hareketi yapsam seni gömerler buraya.” demek suretiyle tehdit suçlarını işlediği kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Bakımından
1. Sanık müdafinin temyiz talebinin vekalet ücretine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Aynı davada görevi yaptırmamak için direnme ve tehdit suçlarından sanık hakkında mahkûmiyet kararları verilmiş olması karşısında, sanık müdafisi tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, beraat kararı nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinde kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, bu kapsamda sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Katılan Vekilinin Temyiz Talebi Bakımından
a. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
b. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 28.11.2012 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Bakımından
1. Katılan vekilinin sanık hakkında temel cezaların alt sınırdan tayini edilmesinin, sanık hakkında takdiri indirim sebebi ve lehe olan Kanun hükümlerinden erteleme kurumunun uygulanmasının usul ve Kanun’na aykırı olduğuna yönelik temyiz talepleri bakımından
Sanık hakkında tayin olunan cezaların miktarları bakımından ve Mahkemece ” adli sicil ve sabıka kaydına göre sanığın daha önceden kasıtlı suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezası ile mahkum olmaması karşısında sanık hakkında tayin olunan hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmelerine ve sanığın yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim nedeni sayılarak hakkında aynı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına.” dair, Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
2. Sanık Müdafii ve Katılan Vekilinin Diğer Temyiz Sebepleri Bakımından
Sanık hakkında kurulan hükümlerde; katılan ve mağdurun aşamalarda istikrar gösteren anlatımları, tanık beyanları, katılanın yaralanmasına ilişkin adli rapor, olay yeri tespit tutanağı, haciz tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,

Belirlenerek yapılan incelemede sanık müdafisi ve katılan vekilinin görevi yaptırmamak için direnme ve tehdit suçlarına yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
3. Sair Yönlerden
Sanığın basit yargılama usulü kapsamında olmayan görevi yaptırmamak için direnme suçuyla birlikte mağdur …’ya karşı tehdit eylemini gerçekleştirmiş olması karşısında Tebliğname’de yer alan basit yargılama usulunun uygulanması gerektiğine yönelen bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Sanığa yükletilen tehdit ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların Kanun’i bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Tehdit ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçları Bakımından
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Hakaret suçu bakımından
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.