YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32745
KARAR NO : 2023/15489
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanığın hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinin birinci fıkrası ve 57 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; delillerin eksik toplandığı, kararın hukuka aykırı olduğuna vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde sanığın katılana ”Benim arkamdan sağda solda konuşuyormuşsun,senin ananı avradını sinkaf ederim.” diyerek küfür ettiği, sanık her ne kadar üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, sanığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik savunmasına, katılanın aşamalarda tutarlılık gösteren ve tarafsız kamu tanığı …’nin anlatımları ile uyumlu beyanları karşısında itibar edilmeyerek sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu vicdani kanaatine varılmış,ancak sanığın üzerine atılı suç yönünden … Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nin 25.03.2014 tarihli sağlık kurulu raporu’ndan da anlaşılacağı üzere 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında akıl hastası olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, sanık savunması, katılan beyanları, tanık anlatımları, … Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nin 25.03.2014 tarihli sağlık kurulu raporu içeriği karşısında Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığından sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanan sanığın, 5271 sayılı Kanun’un 325 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.