Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/32767 E. 2023/15836 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32767
KARAR NO : 2023/15836
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanunun 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265 inci maddesinin birinci fıkrası ile 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakaret suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası ile 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, tutulan tutanağı kabul etmediğine, polislerin hem tutanak düzenleyicisi hem de şikayetçi olamayacağına, hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve atılı suçları işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın alkollü halde geldiği birahaneye, olay çıkaracağı düşüncesiyle işletme sahibi tarafından alınmaması, buna sinirlenen sanığın telefonda birileriyle konuşarak “buraya gelin, burayı dağıtalım” demesinden endişelenen işletme sahibinin durumu polise bildirmesi, polisi gören sanığın buna sinirlenerek “ananızı avradınızı sinkaf ederim, sizi buradan sürdürürüm, siz kim oluyorsunuz, üç tane şehit oldu, onları da sinkaf ederim, burası … olsa bunları yapamazsınız” demesi, polislerce ekip otosuna zorla alınan sanığın polislere “a…na ko….um polisleri” biçiminde hakaret etmesi, rapor için götürüldüğü hastanede de saldırgan davranışlarına ve hakaretlerine devam etmesi nedeniyle eylemlerine uyan hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği iddiasıyla açılan davada Mahkeme oluşu iddianamedeki gibi kabul ederek sanığın sübut bulan suçlardan cezalandırılmasına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık atılı suçlamayı reddederek polislerce darp edildiğini savunmuş ve polislerin tuttuğu tutanağı kabul etmediğini ileri sürmüş ise de, şikayetçi kolluk görevlileri ile tanık olan iki kolluk görevlisinin anlatımları ayrıca olayda görgüye dayalı bilgileri olan birahane sahibi, hastane doktoru, sağlık görevlisi ile güvenlik görevlisinin de iddiayı doğrular ve olay tutanağı ile uyumlu beyanları, sanıkta darp cebir izine rastlanılmadığına dair yöntemince alınmış rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçları işlediği, kolluk görevlileri tarafından yöntemince düzenlenen tutanak içeriğinin, tutanakta imzaları bulunan şikayetçiler ile tanıklar tarafından doğrulandığı, ceza yargılamasının temelinde vicdani delil sisteminin olduğu, buna göre medeni yargılamadan farklı olarak hukuka uygun yollarla elde edilmiş her türlü delilin ceza yargılamasında karara dayanak yapılabileceği, delil olarak ortaya konulanların ispat değerinin ise hakim tarafından serbestçe tayin edebileceği, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, sübut bulan suçlardan sanığın cezalandırılmasına yönelik Mahkemenin inanç ve takdirinde bir hukuka aykırılık görülmemiş, 5237 sayılı Kanun’un 50, 51 ile 62 nci maddelerinin sanık hakkında uygulanmama gerekçelerinin karara yansıtılmış olması, hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına kendisinin rıza göstermemiş olması hususu da dikkate alındığında lehe hükümlerin hakkında uygulanmadığına yönelik temyiz nedeni de yerinde görülmemiştir.
2. Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.