YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32913
KARAR NO : 2023/15553
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çevrenin taksirle kirletilmesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında çevrenin taksirle kirletilmesi suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 182 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 nci maddesi uyarınca erteli 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın önceki mahkumiyetinin taksirle yaralama suçu olduğu gözetilmeksizin, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 nci maddesinin uygulanmama gerekçesi olarak gösterilmesinin usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın turist teknesinin kaptanı olduğu, denizde köpük partisi verildiği, köpüklerin denize taştığı ve sahil güvenlik komutanlığı tarafından müdahale edilip tekne incelendiğinde köpüklü suyun tahliye deliğinin denize aktığının görüldüğü, alınan bilirkişi raporunda denizin kirletildiğinin, denize dökülen maddenin kimyasal içerikli olduğunun ve suya kalıcı zarar verdiğinin belirtildiği, sanığın çevrenin taksirle kirletilmesi suçunu işlediği, Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın çevrenin taksirle kirletilmesi suçunu işlediği, tutanak tanıklarının beyanı ve bilirkişi raporları ile birlikte değerlendirildiğinde, Mahkemenin kararında bozma sebebi dışında hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanığın eyleminin, çevre kirliliğinin tespitini yapan bilirkişi raporuna göre, köpük tahliye deliklerinin denize aktığının, olay tutanağı içeriğinde köpüklerin denize taştığının ve insanların üzerinde köpüklerle denize atladığının tespit edildiğinin belirtilmesi, olayın meydana geldiği yer ve eylemin işleniş biçimi dikkate alındığında sanığın çevrenin kasten kirletilmesi eylemini bilerek ve isteyerek işlediğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Kanun’un 181 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarında düzenlenen çevrenin kasten kirletilmesi suçunu oluşturduğu halde sanık hakkında çevrenin taksirle kirletilmesinden dolayı mahkumiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre de;
Sanığın suç tarihi itibarıyla sabıkasında görülen hükmün 5237 sayılı Kanun’un 89 ncu maddesinde düzenlenen taksirle yaralama suçuna ilişkin olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 231 nci maddesinin altıncı fıkrasında sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için kasıtlı suçtan mahkumiyetinin olmaması gerektiği, sanığın sabıkasındaki taksirli suçtan mahkumiyetinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel olmadığı gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun’un 231 nci maddesinin altıncı fıkrasının (b) bendinde açıklanan “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları” irdelenip sanığın yeniden suç işleyip işlemeyeceği yönünde nasıl bir kanaate varıldığı açıklanmadan “sanığın kasıtlı suçtan engel sabıkası bulunduğu” biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8 nci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.