YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33092
KARAR NO : 2023/16107
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin, birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca 3 ay 3 gün hapis cezası ve hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
2. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ve hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, sanık hakkında, ileride suç işlemeyeceğine ilişkin olumlu kanaat nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uygulanırken, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin tatbiki sırasında bu kez ileride suç işlemeyeceğine dair olumsuz kanaat belirtilip anılan Kanun maddesi uygulanmayarak çelişkiye düşüldüğüne ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın sosyal medya araçları üzerinden eski eşi olan katılana sürekli mesaj göndermek suretiyle rahatsız ettiği, yazmış olduğu bir kısım mesajlarda ise “Sen o…pusun sadece nette baska bi b…k olmmican … kendini pazarladın … benim hayatımı mahvettin … G…at baban…koca g…lü anan … şikâyetini geri al…” şeklinde hakaret içeren sözler yazdığı ve böylece sanığın üzerine atılı hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarını işlediği
, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde suç tarihi itibarıyla hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin daha önce uygulanmış olduğu anlaşıldığından aynı maddenin sekizinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geriye bırakılması hususunda yasal engel bulunduğu anlaşıldığından, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerine dair,
Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Ancak,
2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.