YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16383
KARAR NO : 2023/22792
KARAR TARİHİ : 18.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/125 E., 2016/230 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Alanya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2008 tarihli, 2008/62 Esas, 2008/432 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
a. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmiştir.
2. Yerel Mahkemece sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükümler, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi sebebiyle yukarıdaki fıkralarda belirtildiği şekilde aynen açıklanmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sübuta, lehe hükümlerin uygulanmadığına, açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın usul ve Yasaya aykırı olup bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın aşırı alkollü vaziyette aracını park ederken bariyerlere çarpması nedeniyle görevli polis memuru katılanların olay yerine intikal ettikleri, sanığın katılanlara hitaben “O… çocukları, sinkaf olun gidin, sizin allahınızı kitabınızı sinkaf ederim, sizi polis yapan devletin a…na koyayım, ben …’lıyım, …’yum, bana kaşımazsınız.” şeklinde sözlerle hakarette bulunduğu, bu sırada takviye ekibin geldiği, sanığın bu ekipteki polis memuru katılan ve mağdurlara hitaben de hakaret içerikli sözler söylediği, sanığın alkol raporunun aldırılması amacı ile hastaneye götürmeye çalıştıklarında katılan A. S.’ye tekme atarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı, yolda ayrıca “Sizi polis yapan devletin a… koyayım, sizi polis yapan …’ün de a… koyayım.” şeklindeki sözleri ile hakaretlerini sürdürdüğü, hastanede yine katılan A. S.’ye yumruk vurduğu, bu suretle sanığın görevi yaptırmamak direnme ile hakaret suçlarını işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, hakaret suçu yönünden 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden aynı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5271 sayılı Kanun’un 231 nci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı, bu kapsamda önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile yeniden suç işlediği tarih arasındaki durma süresi de eklendiğinde 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.10.2023 tarihinde karar verildi.