Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/19829 E. 2023/25764 K. 14.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19829
KARAR NO : 2023/25764
KARAR TARİHİ : 14.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/175 E. 2013/149 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul (kapatılan) 18. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/3607 E. – 2013/706 K. sayılı kararıyla, sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 7.600,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla, dosya yeniden ele alınarak hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizinin; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğinin tüm dosya kapsamıyla belirli olduğu, sanığın bu yöndeki tutarlı savunmasına rağmen mahkûmiyet kararı verildiği, bu nedenlerle sanığın beraatine karar verilmesi ya da verilen cezanın ertelenmesi talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şikâyetçinin polis olarak görevli oldukları, olay tarihinde, sanığın temyiz dışı diğer sanıkla birlikte alkol alıp yüksek sesle müzik dinledikleri ve komşuları rahatsız ettikleri, uyarılmalarına rağmen eylemlerine devam etmeleri üzerine olay yerine polislerin çağrıldığı, olay yerine gelen şikâyetçi polislerin sanığın bulunduğu evin kapısını çalıp işlem yapacaklarını söylemeleri üzerine, sanığın şikâyetçi polislere “Siz kimsiniz lan, dağdan mı indiniz, okul okumamış, yordam bilmeyen ayılar.” şeklinde ve buna benzer sözlerle hakaret ettiği iddia olunarak açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece sanığın mahkûmiyeti yönünde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu belirlendiğinden, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.