YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/996
KARAR NO : 2023/15740
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 233 üncü maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin atılı suçu işlemediğine, tanıklarının dinlenilmemesi suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına, verilen cezanın usul ve Yasa’ya aykırı olduğuna, vesaireye yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, suç tarihinde eşi olan mağdurun sürekli bir gelirinin olmadığını bilmesine rağmen evi terk edip mağdur ve çocukları olan tanıklara maddi yardımda bulunmadığı gerekçesiyle aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A.Sanığın Atılı Suçu İşlemediğine, Verilen Cezaların Usul Ve Yasa’ya Aykırı Olduğuna ve Tanıklarının Dinlenilmemesi Suretiyle Savunma Hakkının Kısıtlandığına Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdurun ve tanıkların aşamalardaki istikrarlı anlatımları, sanık ve mağdurun suç tarihinde evli olduklarına ilişkin nüfus kayıt örneği ile tüm dosya kapsamı karşısında sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiğine ilişkin mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde olduğundan ve temyiz sebebi olarak ileri sürülen savunma hakkının ihlali yönünden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucuna sebebiyet verecek ve böylece Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanması sonucuna neden olacak koşulların incelemeye konu olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından, hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmadığı,
Belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının d bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.