YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11211
KARAR NO : 2011/13122
KARAR TARİHİ : 07.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar … ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalılar … ve diğerleri aleyhine 10/07/2007 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 28/04/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı … ve davacılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava ölümlü trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece,davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan … ile davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar,dava dilekçesinde davalı idare yönünden davaya konu olayda hizmet kusuru olduğu iddiasına dayanmışlardır.
Davalı …, davanın idarenin hizmet kusuruna dayanılarak açıldığı ve idari yargıda görülmesi gerektiğini savunmuş ve öncelikle yargı yolu bakımından davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dosya kapsamından, davacıların desteğinin er olarak askerlik hizmetini yaptığı sırada şoför intibak eğitimine tabi tutulduğu ve ihale usulü kiralanan sivil otobüsle eğitim görecekleri yere sevk edildikleri esnada meydana gelen trafik kazası sonucu öldüğü anlaşılmaktadır.
Davalı idarenin askerlik hizmetinin yürütülmesine ilişkin eylem ve işlemleri idari niteliktedir.Bu bağlamda, askeri personelin intibak eğitimi verilecek olan birliğe nakli için kiralanan sivil bir araçla sevklerinin sağlandığı sırada meydana gelen zararlandırıcı olayla ilgili, dava dilekçesindeki açıklamalar ve ileri sürülen zararın gerçekleşme biçimi gözetildiğinde davalı …’na yöneltilen davanın, idarenin işlem ve eylemlerinden kaynaklanan ‘hizmet kusuru’na dayandığı anlaşılmaktadır.Olayda kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının idare hukuku ilkelerine göre saptanması gerektiğinden 2577 sayılı Yasası’nın 2. maddesi gereğince bu tür davalara bakmaya idari yargı yeri görevlidir.Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalı idare yönünden mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle davalı … yönünden BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacıların tüm,davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 07/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.