YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6302
KARAR NO : 2011/6966
KARAR TARİHİ : 15.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vd. vekili Avukat … tarafından, davalı … vd. aleyhine 1/12/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ilişkin verilen 30/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve karşı davalı … ile davalı ve karşı davacı ………..,Plastik Kim. San. Tic. A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre karşı davacı … ile ………..,Plastik Kimya Sanayi ve Ticaret AŞ’in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, davalı karşı davacı sürücü …’ın tali kusuru sonucu meydana gelen trafik kazasında desteklerini kaybeden davacıların manevi tazminat talebinden ibaret olup mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 12.500 TL’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınmasına dair verilen karar davalılar ile davalı karşı davacı … tarafından temyiz olunmuştur.
Davalı … idaresindeki araç ile gündüz saatlerinde seyir halinde iken, geçiş önceliğinin araçlara ait olduğu yer ve zamanda asfalt kaplamaya girip karşıdan karşıya geçmeye çalışan desteğe çarpmış, destek yaşamını yitirmiştir. Dava konusu olay nedeni ile açılan ceza davasında mahkeme, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tali kusurlu olduğu kanaati ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkemece de davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu kanaati ile karar vermiştir.
Borçlar Yasası’nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar
da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olayın tarihi, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusur durumu ile yukarıda yazılı ilkeler birlikte gözetildiğinde, davacılar yararına hükmolunan manevi tazminat miktarı fazladır. Dolayısı ile temyiz olunan kararın davacılar yararına daha az miktarda manevi tazminata hükmolunmak üzere davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Karşı davacı …’ın diğer temyiz itirazın gelince; davacı, desteğin asli kusuru sonucu meydana gelen trafik kazası sonrasında manen zarar gördüğü iddiasıyla manevi tazminat talep etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda desteğin asli kusuru ile meydana gelen trafik kazasında sürücü karşı davacı …’ın manevi zarar gördüğünü kabul etmek gerekir. Dolayısı ile karşı davacı yararına bir miktar manevi tazminata hükmetmek gerekirken istemin tümden reddine karar verilmesi doğru bulunmamış, kararın bu yönden karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ, Temyiz olunan kararın 2 numaralı bentte gösterilen nedenlerle davalılar yararına; 3 numaralı bentte gösterilen nedenlerle karşı davacı yararına BOZULMASıNA, tarafların diğer temyiz itirazlarının 1 numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/6/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.