Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/12621 E. 2011/11813 K. 14.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12621
KARAR NO : 2011/11813
KARAR TARİHİ : 14.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı E.Ü.A.Ş. Genel Müdürlüğü aleyhine 17/09/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davalı tesisinden kaynaklanan taşınmaz değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargılama sırasında keşif yapılmış, alınan toprak örnekleri analiz edilmiş ve bilirkişi kurulu raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur.
Karara dayanak yapılan bilirkişi kurulu raporunda, toprak analiz sonuçlarına göre, dava konusu taşınmazlar ile kirlenmenin olmadığı şahit toprak örneklerindeki Cr ve Ni maddelerinin bir farklılık göstermediği, bunun nedeninin ise bölge topraklarında bu elementlerin doğal olarak yüksek bulunması gösterilmiştir. Yine, arsenik, kobalt, bakır ve kurşun seviyelerininde aynı düzeyde bulunduğu ve termik santral kaynaklı bir artışın belirlenmediği açıklanmıştır. Uranyum değerleri ve sülfat değerleri yalnızca santrale çok yakın topraklarda yüksek bulunmuştur. Raporun toprak analiz sonuçlarına ait bu belirlemelerden sonra, santral kaynaklı bazı uçucu maddelerin hassas bitki yüzeylerine düşmesi ile çiçeklenme ve meyve tutumunu azaltabileceği ve zarar olasılığı soyut olarak ihtimal şeklinde belirtilmiştir. Toprak analiz raporuna göre dava konusu taşınmazlar ile şahit toprak örneklerindeki elementler arasında bir farklılık bulunmadığı belirtilmesine rağmen sonuçta arazilerin değer kaybına uğradığının açıklanması bir çelişkidir. Öte yandan dava konusu arazilerden yalnızca toprak örnekleri alınmış, üzerlerinde yetişen bitki örnekleri ihmal edilmiş, gözlem yapılmamıştır. İnceleme ve rapor yetersiz olup hükme esas alınamaz.
Davalı tarafından işletilen termik santralden çevreye yayılan atıklar nedeniyle, dava konusu taşınmazların tarım toprağı özelliğini kaybettiği ve verim kaybına neden olduğu ileri sürüldüğüne göre, uyuşmazlığın çözümünde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için Ziraat Fakültelerinin toprak, bitki ve tarım ekonomisi bölümlerinden seçilen uzman akademisyenler ile çevre mühendisi ve ziraat odasının dava konusu yerlerle ilgili bilgi ve deneyimi bulunan temsilcilerinden oluşacak beş kişilik bilirkişi kurulu aracılığı ile taşınmazlar üzerinde keşif yapılmalıdır.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nün toprak incelemeleri için belirlediği örnek rapor ışığında, dava konusu taşınmazlardan analiz için yeterince toprak ve bitki örnekleri alınmalıdır. Taşınmazların en üst tabakasındaki bitki örtüsü sıyrılarak karma (paçal) toprak örnekleri ile ekili arazilerdeki gelişen bitkilerden örnek toplanmalıdır. Yine etki alanı dışındaki arazi ve tarlalardan şahit toprak numuneleri ile santrale komşu arazi ve tarlalardan toprak ve bitki örnekleri analiz için alınmalıdır.
Bitkilerin başak, yaprak ve kökleri yerinde incelenmeli, fitotoksik belirti olup olmadığı gözlemlenmelidir.
Taşınmazların yol, yerleşim yeri ile santrale olan uzaklıkları ile hakim rüzgar etkisi belirtilmelidir.
Toprak ve bitki analiz ile gözlem sonucuna göre düzenlenecek bilirkişi kurulu raporunda, topraktaki maddelerin çeşitli bitkiler tarafından maksimum alınabilirlik miktarı. literatüre göre belirlenen miktarlar gözetilerek açıklanmalıdır.
Santralden salınan maddelerin topraktaki zararlı maddeleri arttırıp arttırmadığı, arttırmış ise bu artışın bitkiler tarafından özümleme kapasitesi topraktaki maddelerin toprağın doğal yapısı gereği yüksek olup olmadığı, her taşınmaz için somut ve denetime elverişli şekilde açıklanmalı ve sonucuna göre toprağın verimsiz hale gelip gelmediği, tarım vasfını kaybedip etmediği belirlenmelidir.
Mahkemece, açıklanan yönler gözetilmeyerek, eksik inceleme ve araştırma ile yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması usül ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.