Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/5702 E. 2011/8061 K. 07.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5702
KARAR NO : 2011/8061
KARAR TARİHİ : 07.07.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki deprem sonucu binanın yıkılmasından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 20/01/2011 gün ve 2010/11948-2011/417 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalılardan … AŞ ve … … vekilleri tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Davalı … AŞ’nin karar düzeltme itirazı yönünden; dava, davalılardan Ziraat Bankasına ait olup lojman olarak kullanılan binanın, 17/08/1999 günü meydana gelen depremde yıkılması nedeniyle, enkaz altında kalan desteklerin ölümünden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece istemler kısmen kabul edilmiş, karar, davalılardan …, C. … ve … …’un temyizi üzerine dairece onanmıştır. Bu defa davalılardan … AŞ’nin ve … …’un karar düzeltme istemleri üzerine dosya yeniden incelenmiştir.
Dosya kapsamına göre, desteklerin ölümüne yol açan binanın 17/8/1999 günü meydana gelen deprem nedeniyle yıkıldığı, eldeki davanın 29/07/2004 günü açıldığı; davalılardan … Genel Müdürlüğünün süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 60/1. maddesinde öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresi, zarara uğrayanın zararın varlığını ve zarar vereni öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar. Aynı yasanın 60/2. maddesi gereğince zarara yol açan eylemin, aynı zamanda suç sayılan bir eylemden doğmuş olması durumunda olayda uygulanacak zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu (uzamış) ceza zamanaşımı süresidir.
Olay suç sayılan bir eylemden doğmadığına ve davalı da bir tüzel kişilik olduğuna göre olayda uygulanacak zamanaşımı süresi bir yıl olup uzamış ceza zamanaşımı uygulanmaz. Yerel mahkemece açıklanan yasal düzenleme ve davalılardan … Genel Müdürlüğünün süresi içinde zamanaşımı savunmasında bulunduğu gözetilerek eldeki davanın açıldığı günde Borçlar Yasası’nın 60/1. maddesinde yasada öngörülen zamanaşımı süresi geçmiş olması nedeniyle davalılardan … Genel Müdürlüğü hakkındaki istemin zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerekirken, adı geçen davalının tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulmasını gerektirir ise de karar onanmış bulunduğundan davalı … Genel Müdürlüğünün karar düzeltme istemi HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
2-a)Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan davalılardan … …’un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazları reddedilmelidir.
b)Davalı … …’un diğer karar düzeltme itirazlarına gelince;
Borçlar Yasası’nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayın gelişim biçimi ve günü, tarafların sosyo ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde takdir edilen manevi tazminat miktarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de karar bozulmuş bulunduğundan davalı … …’un karar düzeltme istemi HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca kabul edilmeli, karar gösterilen nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Davalı … Genel Müdürlüğünün ve … …’un karar düzeltme istemlerinin kabulü ile onama ilamının kaldırılarak kararın (1) nolu bentte gösterilen nedenle davalı … Genel Müdürlüğü yararına, (2/a) bendinde gösterilen nedenle davalı … … yararına BOZULMASINA; davalı … …’un öteki karar düzeltme itirazlarının (2/b) bendinde gösterilen nedenle reddine ve karar düzeltme talep eden davalılardan … …’dan önceki onama kararımızla alınan harç ile peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/07/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.