YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4625
KARAR NO : 2012/8105
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … ve diğeri vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 15/12/2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıt maliki (…) ile davacıların murisi …’nın aynı kişi olduklarının tespitinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 25/01/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 08/05/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat … ile karşı taraftan davalı hazine vekili Avukat Gülderen Şahin geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Davacılar, dava konusu taşınmazın tapu kaydında pay sahibi olan ve anne adı … olarak gösterilen …ile anne adı Döndü olan murisleri …’nın aynı kişi olduğunun tespitini istemişlerdir.
Yerel mahkemece, “…tapu kayıt maliki olan … oğlu …’nın bu taşınmazı iktisap ederken tapu dairesine sunduğu, muhtarlıkça onaylanan nüfus cüzdan suretinde annesinin adının … olduğunun görüldüğü, davacıların murisine ait nüfus kayıtları ile veraset ilamında ise muris …’nın annesinin adının Döndü olduğunun anlaşıldığı, taşınmaz iktisap edilirken tapu idaresine sunulan nüfus cüzdan suretinin geçerli olduğu, davanın ispatlanamadığı…” gerekçesi ile istem reddedilmiştir. Karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içinde bulunan tapu kaydı ve nüfus cüzdan sureti ile davacıların murisine ait veraset ilamı ve nüfus kayıtlarına göre; tapu kayıt maliki ile davacıların murisinin anne adları ve hane numaraları haricinde diğer kimlik bilgileri ( isim ve soyadları, baba adları, doğum tarihleri, nüfusa kayıtlı oldukları il, ilçe, mahalle) aynıdır. Boyabat Orman İşletme Müdürlüğü tarafından dosyaya gönderilen işyeri kayıtlarından, …isimli kişinin bir dönem orman muhafaza memuru olarak görev yaptığı ve işyeri tarafından düzenlenen bir kısım belgelerde annesinin adının Döndü, bir kısım belgelerde ise annesinin adının … olarak gösterilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Yine Boyabat Orman İşletme Müdürlüğü tarafından düzenlenen memur tanıtma formunda, …’nın anne adı … olarak gösterilmiş olmakla birlikte bu formda yazılı eş ve çocuklarının isimlerinin, davacıların murisine ait veraset ilamındaki mirasçıların isimleri ile aynı olduğu da görülmüştür. Nüfus Müdürlüğünce gönderilen cevabi yazıda da, bilgisayar kayıtlarında davacıların murisi ile aynı isimde başka bir kişinin kaydının olmadığı bildirilmiştir. Duruşmada dinlenen tanıklar da, dava konusu taşınmazın, davacıların murisine ait olduğunu, murisin ölümünden sonra taşınmaz üzerinde bulunan evde davacıların oturduğunu, murisin annesinin adının Döndü olduğunu, tapudaki anne adının … olarak yazılmış olmasının nedenini bilmediklerini açıklamışlardır.
Şu durumda tapu maliki ile davacıların murisinin aynı kişi olup olmadıklarının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde saptanması gereklidir. Bunun için de Tapu Dairesinde bulunan ve muhtarlıkça onaylı nüfus cüzdan sureti eklenerek nüfus müdürlüğünden ve orman işletme müdürlüğünden araştırma yapılmalı, nüfus cüzdan suretinde yer alan hane numarasında kimin kayıtlı olduğu belirlenmeli, … ve Döndü’ye ait nüfus kayıtları getirtilmeli, orman işletme müdürlüğünde aynı isimde farklı iki kişinin çalışıp çalışmadığı belirlenmeli, aynı kişi iseler iş yeri kayıtlarında anne adının farklı yazılmasının nedeni üzerinde durulmalı, keşif yapılarak, tanıklar taşınmaz başında dinlenmeli ve tapudaki kişi ile davacıların miras bırakanı arasındaki eylemli ve hukuki bir bağın bulunup bulunmadığı kesin olarak saptanmalıdır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA ve temyiz eden davacılar yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.