Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/5954 E. 2012/7693 K. 02.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5954
KARAR NO : 2012/7693
KARAR TARİHİ : 02.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğeri aleyhine 15/06/2005 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/03/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının, diğer temyiz itirazlarına gelince;
a)Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, talep kısmen kabul edilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının aracını yolun kenarına çekmesine rağmen gerekli uyarıcı levhaları koymaması nedeniyle meydana gelen kazada, aracının kullanılamaz hale geldiği ve ağır şekilde yaralandığını belirterek iş göremezlik zararı ve manevi tazminat isteminde bulunmuş, 11.09.2007 tarihli dilekçesi ile tazminat talebini ıslah etmiştir.
Davalı, davanın reddini talep ederek ıslah ile arttırılan bölümün zamanaşımına uğradığını öne sürmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; her nekadar mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda ve Ağır Ceza mahkemesince alınan raporlarda; olayda davacının 2/8 (%25), davalılardan …’ın 6/8 (%75) oranında kusurlu oldukları tespit edilmiş ise de; aynı olayla ilgili taraflar arasında görülen Aşkale Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/49 esas 2006/18 karar sayılı dosyasında aldırılan kusur raporuna göre verilen hükmün Yargıtay denetiminden geçererek kesinleştiğini, ceza dosyasındaki kusur oranı da bağlayıcı olmadığından, kesinleşmiş hükümdeki 4/8’er kusur oranları kabul edilerek davanın kısmen kabulüne, ıslah edilen kısımla ilgili zamanaşımı dolduğu gerekçesiyle bu miktarın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği için hükme esas alınan Aşkale Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasının tarafları farklı olup kesinleşen kusur raporu işbu dava için bağlayıcı değildir. Ayrıca, dosya kapsamından olayın oluş şekline göre; hem
ceza dosyasında aldırılan Adli Tıp Kurumu raporu, hem de bu raporu teyit eden mahkemece aldırılan bilirkişi kurulu raporunda belirlenen kusur oranlarının olaya daha uygun olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının 2/8(% 25), davalının 6/8(% 75) kusur oranına göre hesaplama yapılması gerekirken, Aşkale Asliye Hukuk Mahkemesinde aldırılan kusur raporundaki 4/8’er kusur oranına göre hesaplama yapılarak karar verilmiş olması doğru bulunmamış, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
b)Yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 176. maddesinde “Taraflardan her biri yapmış olduğu usul işlemlerinin bir kısmını ya da tamamını ıslah edebilir. Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilirler.” Aynı kanunun 177. maddesinde; “ tahkikatın sona ermesine kadar ıslah yapılabilir.” biçiminde düzenleme yapılmıştır.Dava dilekçesinde belirtilen dava konusunun (müddeabihin) ıslah yolu ile artırılması ek dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesinin kısmi ıslahı niteliğindedir.Yasada ayrıca düzenlenmiş olması ve kendine özgü kurallarının olması nedeniyle ek dava niteliğinde kabul edilemez. Bu nedenle asıl davaya karşı ileri sürülebilecek zamanaşımı defi, ıslah edilen kısma karşı ileri sürülemez. Davacı süresi içinde tazminat davasını açtığından ve sadece miktar yönünden davasını ıslah ettiğinden ıslah ile artırılan bölümün süresinde olduğunun kabulü gerekir. Islah edilen bölümün zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle red edilmesi doğru bulunmamış, bu nedenle de kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a,b) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, davacının diğer temyiz itirazlarının (1 ) no’lu bentde belirtilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/05/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Dairemiz bozma kararının (2-b) bendine katılmıyorum. 02/05/2012