Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2017/131 E. 2019/3345 K. 13.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/131
KARAR NO : 2019/3345
KARAR TARİHİ : 13.06.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 09/11/2012 gününde verilen dilekçe ile tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 17/06/2013 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, mülkiyetin tespiti, yolsuz kaydın iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; müvekkilinin, araç kiralama şirketinin bulunduğunu, 26/09/2012’de isminin sonradan …olduğunu öğrendiği dava dışı … ile araç kiralama sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşme için dava dışı kişiden nüfus cüzdanı fotokopisi ve ikametgah ilmuhaberi aldığını, ancak belgelerin sahteliğini anlayamadığını, kira süresi dolduğunda aracın teslim edilmediğini, bilinmeyen numaralar servisinden ulaştığında gerçek …’nın araç kiralamadığını, kendisine verilen kimliğin sahte olduğunu öğrendiğini, aracın kiralama işleminden iki gün sonra galericilik yapan davalıya düşük bir bedelle satıldığını, savcılık tarafından yapılan soruşturma neticesinde aracın kolluk tarafından Emniyet parkına çekilerek davacıya yediemin olarak teslim edildiğini, ancak galericilik yapması nedeni ile yediemin olarak aracı kiraya veremediği için zarara uğradığını, davalının soruşturma dosyasında şüpheli sıfatı ile yer aldığını, ayrıca aracın piyasa değerini bilebilecek durumda olduğunu zira basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini belirterek aracın trafik sicil kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı duruşmaya gelmediği gibi, cevap da vermemiştir.
Mahkemece; davalının kötüniyeti kanıtlanamadığından ve 4721 sayılı TMK’nun 763 ve 2918 sayılı KTK’nın 20/d maddeleri gereğince davanın reddine karar verilmiştir.
TMK 988. maddesi; bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden o şey üzerinde iyiniyetle mülkiyet veya sınırlı ayni hak edinen kimsenin edinimi, zilyedin bu tür tasarruflarda bulunma yetkisi olmasa bile korunur hükmünü amirdir. Para ve hamile yazılı senetler dışında, taşınır eşya çalınma, kaybolma veya başka şekilde önceki zilyedin rızası dışında elinden çıkmışsa, bunu edinen kimse iyiniyetli olsa dahi, taşınır üzerinde ayni hak kazanamaz. Önceki zilyet, taşınır davası veya mülkiyet hakkına dayanan istihkak davası açarak, taşınırın iadesini talep edebilir (TMK 991/1). Önceki zilyedin iradesi dışında elinden çıkan taşınır, ne kadar el değiştirirse değiştirsin sonuç değişmez. Zira bir kere elden rıza dışı çıkan taşınır, hep rıza dışı çıkmış sayılır. TMK’nun 989. maddesinin kapsamına giren hallerde önceki zilyet, taşınırın başkasının hakimiyetinde bulunmasından kaynaklanan yanlış hukuki görünüşe kendi rızasıyla yol açmadığından korunmuş; onun menfaati, mevcut zilyet karşısında üstün tutulmuştur. Öyle ki, iyiniyetli zilyet, önceki zilyedin elinden rızası dışında çıkan taşınırı TMK’nun 989. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen yerlerden almamışsa, ödediği bedelin iadesini de talep edemez. Kötüniyetli zilyede karşı taşınır davası her zaman açılabilirken (TMK 991/1), rıza dışı elden çıkan taşınır nedeniyle iyiniyetli zilyede karşı açılacak taşınır davası, beş yıllık hak düşürücü süreye tabi tutulmuştur (TMK 989/1).
Dosyanın ve ceza mahkemesi kararlarının incelenmesinden; dava konusu aracın dava dışı …tarafından sahte kimlik belgesi ile davacıdan kiralandığı, adı geçen şahsın dava dışı…ve … ile birlikte bahse konu aracı sahte vekaletname ile dava dışı İlhan Otomotiv sahibi …’a sattıkları, ceza yargılamasında bu kişilere nitelikli dolandırıcılık suçundan ceza verildiği, hükmün henüz kesinleşmediği; ancak … ismini kullanarak aracı kiralayan İsmail Hakkı Çağla ve aracın sahte vekaletname ile satılmasına yardım eden …’nun dolandırıcılığa ilişkin yapılan sahteciliği ikrar ettikleri, şu halde davacının dava konusu aracın elinden iradesinin sakatlanarak çıktığı anlaşılmıştır.
Buna göre; somut olayda; dava konusu aracın davacının elinden rızası dışında çıktığı ve davalının ediniminin korunması açısından TMK 989/2 maddesindeki koşulların gerçekleştiğinin de kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle aracın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken anılan şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.