Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2018/4624 E. 2019/3351 K. 13.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4624
KARAR NO : 2019/3351
KARAR TARİHİ : 13.06.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar … ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 03/04/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylemden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/12/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eylemden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; davalının, davacılardan …’i tehdit ile kaçırdığını, bu şekilde davalı ile davacılardan … arasında gayriresmi birlikteliğin başladığını, tarafların bu birliktelikten diğer davacılar olan müşterek çocukların olduğunu, ayrıca davalının önceki evliliğinden de çocukları olduğunu, davacılardan …’in hem davalı ile müşterek çocuklarına hem de davalının ilk eşinden olan çocuklarına baktığını, ev işlerini de yaptığını, ilk eşinin emekli olduğunu, davacılardan …’in böyle bir şansı olmadığını, daha sonra davacılardan …’in evden kovulduğunu ve hakarete uğradığını, davalının bu eylemlere yönelik ceza mahkemesinde yargılanıp ceza aldığını, diğer davacı oğullarının da bu durumdan dolayı manevi olarak yıprandıklarını belirterek maddi ve manevi zararının tazminini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacılardan … ile davalının 1978 yılından beri gayriresmi birliktelik yaşadıkları, bu birliktelik sırasında davacılardan …’in davalının şiddetine maruz kaldığı bu şekilde adı geçen davacının kişilik haklarına saldırının gerçekleştiği, ancak maddi tazminat isteminin ispatlanamadığı, diğer davacıların kişilik haklarına saldırı oluşturan eyleme maruz kaldıklarının ispat edilemediği gerekçesiyle davacılardan …’in manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, maddi tazminat isteminin reddine, diğer davacıların manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
TBK 58. maddesi hükmüne göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olaya gelince; olay tarihi, gelişim süreci, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ve yukarıda anılan ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı fazladır. Mahkemece daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) sayılı bentte açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, davacıların tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.