Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/15258 E. 2021/10441 K. 15.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15258
KARAR NO : 2021/10441
KARAR TARİHİ : 15.12.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 01/12/2021 Salı günü davacı vekili Av…. geldi. Davalı adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunda, 30/10/2017 tarihinde davacya ait market merkez şubesinde hırsızlık meydana geldiğini, kasada bulunan nakit para ve yemek çekleri, muhtelif sayıda sigara paketleri ile bir adet el terminalinin çalındığını, soruşturmanın devam ettiğini, davacının alınması gereken tüm önlemleri aldığını beyanla, belirsiz alacak olarak 100.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, talebin teminat dışı olduğunu beyanla, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince tüm dosya kapsamına göre; başvurunun kısmen kabulüne 88.217,85 TL tazminatın … Sigorta A.Ş.’den tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine itiraz hakem heyetince; davalı vekili itirazının kabulü ile uyuşmazlık hakem heyeti kararının kaldırılması ve başvurunun reddine karar verilmiş; itiraz hakem heyeti kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, hırsızlık teminatını içeren işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 1409’uncu maddesi, “Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.” hükmünü haiz olup, riskin gerçekleşmesi ve gerçek zararın ne olduğu hususundaki ispat yükümlülüğü sigortalıda, riskin teminat dışı hallerden olduğunun ispat külfeti ise, ilke olarak sigortacıdadır.
Davalı …, davacı ile müvekkili şirket arasındaki poliçe özel şartlarında yer alan güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle poliçeden kaynaklı bir sorumluluğunun bulunmadığını iddia ederek talebin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Taraflar arasında, davacıya ait işyerindeki rizikonun gerçekleşmesi hususunda ihtilaf yoktur, ihtilaf hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Poliçede; hırsızlık önlemleri: demir kapı/kepenk, alarm (harekete duyarlı ve ihbar özellikli), kamera sistemleri – şeklinde belirtilmiştir. Yine klozlarda, hırsızlık güvenlik notu olarak; hırsızlık teminatının geçerli olabilmesi zemin ve/veya giriş katında bulunan risklerde asgari olarak aşağıdaki önlemlerin alınması gerektiği, riziko adresinin faal olmadığı durumlarda işyeri kapısının kilitli olması zorunlu olduğu, buna ilaveten kepenk veya demir parmaklıklarla kapatılmış olması veya çalışır durumda bir alarm sisteminin bulunması veya darbelere dayanıklı cam bulunmasının şart olduğu, yukarıda yazılı önlemlerle eğer belirtilmişse poliçede yazılı diğer güvenlik önlemlerinden herhangi birinin bulunmaması halinde sigortacının oluşacak zararlardan sorumluluğu bulunmadığı ifade edilmiştir. Olay yeri inceleme raporunda da, hırsızlığın demir parmaklıkların kesilerek meydana geldiği sabittir. Bu durumda davacı tarafça demir parmaklık tedbirinin alındığı anlaşılmaktadır. İtiraz hakem heyetince her ne kadar alarm sisteminin çalışmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de kepenk veya demir parmaklıklarla kapatılmış olması veya çalışır durumda bir alarm sisteminin bulunması veya darbelere dayanıklı cam bulunması alternatif olarak belirtilmiş olup hepsinin bir arada bulunması zorunlu olmadığından talebin teminat içinde olduğu gözetilerek tazminat kapsamının belirlenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre; davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile itiraz hakem heyeti kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bente açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 15/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.