Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/16320 E. 2021/9541 K. 01.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16320
KARAR NO : 2021/9541
KARAR TARİHİ : 01.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
“Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 13.05.2014 gün, 2013/2572 E- 2014/7529 K sayılı ilamında “….davalı …’ın davalı borçlu ile 2004 yılından beri ticari ilişki içinde bulunduğu dolayısıyla İİK 280/1 kapsamında davalı 3. kişi Tuncay’ın borçlunun durumunu ve amacının bilebilecek kişilerden olduğu,yine Bodrum 1.Asliye hukuk Mahkemesinin 2012/226 Esas 2013/262 Karar sayılı ilamıyla dava konusu tasarrufun iptaline karar verildiği ve taşınmazın satış aşamasında olduğu anlaşıldığından anılan kararın da güçlü delili mahiyetinde olduğu kabul edilerek eldeki davanın İİK 280/1 madde gereğince kabulüne karar verilmesi” gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne, dava konusu taşınmaz cebri icra kanalı ile satıldığı ve dava bedele dönüştüğünden 62.486,69 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … ’dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olup, karar davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent haricindeki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, tasarrufun iptali talepli açılmıştır.
Davacının bu davadaki amacı, yaptığı icra takibi nedeniyle alacağını tahsil edebilmek için yapılan taşınmaz satışının kendisi yönünden geçersizliğini sağlamak olduğu, davacının bu hakkının ayni değil şahsi sonuç doğurduğu, davada tasarrufun iptali sebeplerinin olması halinde İİK’nun 283/1. maddesi uyarınca iptal ve tescil olmaksızın, dava konusu gayrımenkule ilişkin hisselerin haciz ve satışına karar verilmesi gerekir. Mahkemece bedele dönüşen dava yönünden davacıya Bodrum 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/10315 sayılı dosyadaki alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarakcebri icra yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken kararda “dava bedele dönüştüğünden 3.947,84 TL nin davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmesi doğru değil resen bozma nedeni ise de ve
3-Dosyanın incelenmesinde; davalı borçlu … ile davalı …’nın kuzen olduğu, ayrıca aralarında ticari ilişkide bulunduğu, davalı …’nın İİK 280 e göre davalı borçlu …’nun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden olduğunun anlaşılmasına ve bu sebeple davacı alacaklının iş bu davayı açmakta haklı olduğunun anlaşılmış olmasına göre mahkemece davacının davayı açmakta haklı olduğu gözetilmeksizin, davanın reddolunan kısmı var kabul edilerek davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama masrafına hükmedilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7.maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 2. bendinde yer alan 3.947,84 TL nin ibaresinden sonra gelmek üzere “Bodrum 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/10315 sayılı dosyasındaki alacak veferileri ile sınırlı olmak üzere “ifadesinin hükme eklenmesine ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 7. bendinde yer alan “Davanın red olunan kısmı yönünden karar tarihinde yürürülükte bulunan asgari ücret tarifesinin 13/3 maddesi gereğince 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’ya verilmesine” ifadesinin hükümden tamamen çıkartılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 01/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.