YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16455
KARAR NO : 2023/1600
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/800 E., 2021/210 K.
HÜKÜM/KARAR : Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/307 E., 2020/285 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.11.2012 tarihinde davalılar murisi …’nın maliki ve sürücüsü olduğu araçla kendi kusuruyla yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucunda vefat ettiğini, kazaya karışan aracın kaza tarihinde geçerli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmadığını, …’nın mirasçısı olan davalıların İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1387 Esas sayılı dosyasında … aleyhine açtıkları davanın kabulü ile davacılara toplam 134.341,05 TL’nin ödenmesine karar verildiğini, davalılar murisinin sebep olduğu zarar nedeniyle rücu haklarının bulunduğunu, Bolu 2. İcra Müdürlüğünün 2016/907 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek, davalıların vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının rücu hakkı bulunmadığını, ölüm nedeniyle destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun destekten yoksun kalanları etkilemeyeceğini belirterek davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; … Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararların Güvence Hesabından talep edilebileceği, aynı yönetmeliğin “Rücu hakkının kullanılması” başlıklı 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hak sahibine ödenen tazminatın trafik sigortasını yaptırmayan işletene, sürücünün kusuru oranında rücu edilebileceği, somut olayda davacının kusurlu olan ve trafik sigortasını yaptırmayan destekten yoksun kalma tazminatı olarak ödediği bedeli kusurlu araç sürücüsü/işleteninin mirasçılarından rücuen tahsilini isteyebileceği, davalılar murisinin tam ve asli kusurlu olduğu, destekten yosun kalma tazminatı yönünden açılan davada alınan rapor doğrultusunda ödenen tazminat tutarı doğrultusunda davanın kabulü ile Bolu 2. İcra Müdürlüğünün 2016/907 sayılı takip dosyasında 184.530,51 TL asıl alacak 136,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 184.667,01 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; davalılar murisinin kusurlu olmasının destekten yoksun kalanları etkilemeyeceğini, davacının rücu hakkı bulunmadığını, mahkemece zararın belirlenmesi için bilirkişiden rapor alınmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının … Yönetmeliğinin 16 ncı maddesi uyarınca kusurlu araç sürücüsünün mirasçılarına yapmış oldukları ödeme bakımından rücu hakları bulunduğuna ilişkin iddiasının rücuya dayanak davada savunma olarak değerlendirildiği ve destekten yoksun kalma tazminatının miras hakkından ayrı olduğunun belirtildiği, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 26.02.2018 tarih ve 2016/8556 Esas, 2018/1312 Karar sayılı kararında desteğin kusurunun davacılara yansıtılamayacağı ve sürücü desteğin tam kusurlu olmasının destekten yoksun kalan davacıları etkilemeyeceği, Güvence Hesabının zarardan sorumlu olduğunun belirtildiği, Güvence Hesabının ödeme yapması halinde de davacılara (mirasçılara) rücu hakkının bulunmadığının vurgulandığı, ayrıca rücuya dayanak dosyada davacılar yararına hükmedilen toplam tazminat miktarı 134.341,05 TL iken eldeki rücuya konu miktarın 184.667,01 TL olduğu, davanın kabul edilmesinin hakkaniyet ilkesine aykırı olacağı gibi hukuk güvenliğini de zedeleyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş, davalılar vekilinin 6100 sayılı Kanun’un 305/A maddesi uyarınca hükmün tamamlanması talebi üzerine verilen 12.03.2021 tarihli ek karar ile talebin kısmen kabulü ile hüküm fıkrasına “B) Şartları oluşmadığından davalılar vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin reddine” cümlesinin eklenmesine, davalılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin rücu hakkı bulunduğunu, araç sürücüsünün eşi ve çocuklarının zarar gören sıfatı ile tazminat alacaklısı olmakla birlikte, aynı zamanda desteğin mirasçısı sıfatı ile zarar nedeniyle borçlu olduğunu, böylece sürücünün mirasçısı olan davalılara rücu hakkını kullanabileceklerini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; dava değeri üzerinden lehlerine nispi vekalet ücreti takdiri ve talep edilen miktarın %20’sinden aşağı olmamak üzere lehlerine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönlerden düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; 27.11.2012 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucunda vefat nedeniyle ödenen destekten yosun kalma tazminatının rücuen tazminine yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 5684 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesine dayalı olarak hazırlanan … Yönetmeliğinin 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddeleri
3. Değerlendirme
1. 5684 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların, bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla … oluşturulacağı, anılan Kanun’un 14 üncü maddesine dayalı olarak çıkarılan … Yönetmelik’inin 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde zorunlu sigorta yaptırmayan kişilere, (c) bendinde zarardan sorumlu kişilere hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle rücu hakkının kullanılacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda; davaya konu kazada araç işleteni/sürücüsü …’nın eşi ve çocuğu olan davalılar, zarar gören 3. kişi sıfatıyla tazminat alacaklısı olmakla birlikte aynı zamanda ölenin mirasçısı sıfatıyla zarar nedeniyle borçludurlar. Dolayısıyla araç sürücüsünün tam kusuru ile sebebiyet verdiği her türlü zararı ödemek durumunda kalan …, araç sürücüsünün eşine ve çocuklarına ödemek zorunda kaldığı tazminatı araç sürücüsünün mirasçıları olması nedeniyle davalılardan isteyebilecektir. Zararı talep etme ve sorumlu olma hususları ayrı hukuki olgulara dayanmaktadır.
Açıklanan maddi ve hukuksal olgulara göre; araç işleteni/sürücüsü olan desteğin asli kusuru ile sebebiyet verdiği zararı … Yönetmeliği ve mevzuat gereği ödemek durumunda kalan Güvence Hesabının, yine yönetmelik gereği ödediği tazminatı araç sürücüsünün mirasçısı olan davalılara rücu edebileceği gözetilmeden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya ve davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.