YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18338
KARAR NO : 2021/9298
KARAR TARİHİ : 29.11.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 27/02/2019 tarih ve 2016/6639 Esas, 2019/2179 Karar sayılı bozma ilamında özetle; somut olayda mahkemece, hükme esas alınan … Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 01/07/2015 tarih ve 4084 sayılı raporundaki maluliyet oranının tespitinde hangi mevzuat hükümlerinin esas alındığı anlaşılamadığından Adli Tıp Kurumundan olay tarihinde yürürlükte olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’ne uygun yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda; Adli Tıp Kurumundan alınan 13/07/2020 tarih ve 9043 karar sayılı raporda davacının %30,2 oranında meslekte kazanma gücü kaybı olduğu ve iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, aktüer bilirkişiden alınan rapora göre davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararının 171.467,61 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 171.467,61 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 14/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte (poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tarihi 14/03/2014 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 24/03/2014 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, bozma ilamına uyularak Adli Tıp Kurumundan alınan 13/07/2020 tarihli maluliyet raporuna göre kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacı bakımından %30.2 sürekli maluliyet oranı belirlenerek iyileşme süresinin de 9 ay olduğu tespit edilmiştir. Somut
olayda …’ın yaralanıp geçici iş göremediğinden bahisle de maddi tazminat isteminde bulunulmuştur.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı TBK’nın 54. maddesinde özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun mal varlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir.
Bozma kapsamında yürütülen yargılamada mahkemece, hükme esas alınan 29/09/2020 tarihli hesap raporunda, her ne kadar davacı için Adli Tıp Kurumundan alınan 13/07/2020 tarihli raporda 9 aylık geçici iş göremezlik süresi belirlenmiş ise de ilk hükme esas … Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 01/07/2015 tarihli raporunda belirlenen 75 günlük geçici iş göremezlik süresi yönünden davacının itirazı olmadığından ve davalı yönünden usuli kazanılmış hak teşkil edeceğinden kaza tarihinden itibaren 75 günlük süre yönünden geçici iş göremezlik tazminatı hesabı yapılmış, mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davacı için 1.934,25 TL geçici iş göremezlik tazminatına da hükmedilmiştir.
18 yaşından küçük olup aktif çalışması bulunmayan çocuk yararına geçici iş göremezlik tazminatı hükmedilemez. Davacı kaza tarihinde 17 yaşında olup kaza tarihindeki yaşı itibariyle kazanç getiren herhangi bir işte çalıştığına dair dosyaya sunulmuş bir delil bulunmamaktadır. Bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğinden geçici iş göremezlik zararının oluştuğunun kabulü doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 14,90 TL kalan harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 29/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.