Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/23328 E. 2023/16 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/23328
KARAR NO : 2023/16
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/121 Esas 2021/73 Karar
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında görülen trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının oğlunun 13.08.2012 tarihinde kullandığı araç ile yaptığı tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, davacının desteğinden yoksun kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak ödenen miktarının zararı karşılamadığını iddia ederek, açtığı belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden temerrüdleri söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.06.2016 tarihli ve 2014/148 Esas, 2016/126 Karar sayılı kararı ile; ” Davacı …’in oğlu … Özdemir’in 13.08.2012 tarihinde sürüsücü olduğu 29 DD 001 plakalı araç ile tek taraflı kaza yaparak vefat ettiği, aracın davalı … şirketine … adına 2155033 poliçe numarası ile karayolları mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalandığı, destek tazminatlarında desteğin kusurunun tazminat miktarını ve ödenmesini etkilemediği, destekten yoksun kalma tazminatına konu davacının zararının, desteğinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma sıfatıyla doğrudan kendisi üzerinde doğan bir zarar olduğu, bu zarardan doğan hakkın desteğe ait olmadığı, bu nedenle de onun kusurunun bu hakka etkili olmadığı, bu durumda ölen murisin ister kendisinin ister bir başkasının kusuru ile olsun salt ölmüş olmasının, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurduğu, bu zararın gerek kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmadığı müddetçe, davacının hakkına, desteğin kusurunun olmasının etkili olmadığı, hakkı ortadan kaldırmayacağı, mirasçıların destekten yoksunluk zararından kaynaklanan tazminat hakkını sigortacıdan talep edebileceği anlaşıldığından, tazminat yönünden aldırılan bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli ve yargıtay denetimine elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından aşağıdaki gibi davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.” gerekçesi ile davanın kabulüne; 47.505,77 TL destekten yoksun kalma tazminatının, 37.505,77 TL’lik kısmına 13.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.06.2019 tarihli ve 2016/15591 Esas, 2019/7627 Karar sayılı ilamı ile; “…Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda CSO 1980 yaşam tablosu dikkate alınarak davacının ve murisin kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresi belirlenmiş ve hesaplama yapılmıştır.
Ancak karara esas alınan hesaplama, Hukuk Genel Kurulu’nun 1989/4-586 esas,1990/199 sayılı kararı ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun değildir. Tarafların bilirkişi raporunda kullanılan yaşam tablosuna açık itirazları olmasa dahi TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamı hakim tarafından belirleneceğinden, tazminat hesabında Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi gerekirken tazminat esaslarına uygun olmayan yaşam süresine göre hesaplama yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı olduğu biçimde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
3-Maddi tazminatın (zararın) hesaplanmasında gelirin doğru olarak belirlenmesi önemli bir yer tutmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde; murisin Yapı Öğretmenliği bölümünde okuduğunu iddia etmiştir. Dosya içerisindeki öğrencilik belgesine göre de desteğin 4 yıllık Yapı Öğretmenliği 4. sınıf öğrencisi olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece murisin geliri ile ilgili Milli Eğitim Müdürlüğüne müzekkere yazılmış aylık net ücretin 2.262,00 TL olabileceği bildirilmiş, Hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda ise murisin gelirinin hesaplaması yapılırken öğrencilik döneminde de söz konusu maaş aldığı kabul edilmek suretiyle hesaplama yapılmıştır. Öğrencilik döneminde maaş alamayacağı askerlik çağındaki desteğin askerlik vazifesinin zorunlu olduğu gözetilerek askere gideceği ve ayrıca askerlik dönüşü belli bir süre sonra iş bularak çalışmaya başlayabileceği, dolayısıyla bu dönemlerde gelir elde edemeyeceği hususlarının göz önünde bulundurulması gerekirken okuduğu bölümü bitirir bitirmez işe başlamış olduğu kabul edilerek hesaplama yapılması da hatalı olmuştur.
Bu durumda mahkemece; davacının mesleğine göre muhtemel gelirinin saptanması için; emsal gelir araştırması yapılması, ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından mezuniyetten sonra iş bulma sürelerini, aylık kazancının ne kadar olacağı yönünde araştırma yapılarak bu araştırmaların sonuçları dahilinde gerçek gelirin net biçimde saptanması, mezuniyetten sonra askerlik yapma durumuda göz önünde bulundurulması ve buna göre evlenme yaşının belirlenmesi ile iş bulma sürelerinin belirlenmesinden sonra ve yukarıda açıklandığı üzere PMF 1931 yaşam tablosu esas alınarak tazminat hesabı konusunda rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
4-Davaya konu edilen ve hüküm altına alınan tazminat yönünden, davalı sigortacıya davadan önce başvuru yapıldığı ve bu nedenle davalının temerrüt tarihinin davadan önce oluştuğu gözetilip (davacının talebiyle de bağlı kalınarak) kısmi ödeme tarihinden sonra 27.06.2013 tarihinden itibaren dava ve ıslah dilekçesi ile talep edildiğinden 27.06.2013 itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken ıslah yoluyla artırılan bölüm için ıslah tarihinden faize hükmedildiği görülmektedir.
Davalı sigortacının temerrüdü, davaya konu edilen tazminatın tamamı için aynı tarihte doğacağından, tazminatın tamamına 27.06.2013 tarihinden faiz yürütülmesi de bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak, bozma ilamındaki gerekçeye göre PMF-1931 Yaşam Tablosuna göre bilirkişiden hesap yapması istenmiş ve yapılan hesaplamaya itibarla davanın kısmen kabulüne, 41.269,29 TL destek tazminatının 27.6.2013 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 6 aylık iş bulma süreci ve 12 aylık askerlik döneminde gelir elde edemeyeceği ihtimali ile yapılan hesabın hatalı olduğu, davalı tarafından, ileri sürülmeyen hususların bozma nedeni yapılamayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; karar hesaplama yönünden davalı şirket lehine bozulmakla bozma sonrası hesap yapılırken kazanılmış hakların dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, sözleşmeli öğretmenin yılın her ayı çalışmadığının dikkate alınması gerektiğini, murisin kendi kusuru ile vefat ettiğini bu nedenle destek tazminatı hesaplanamayacağını, belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu vefat eden sürücünün desteğinden yoksun kalan annesinin destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ nun 85, 89, 90, 91 ve 95 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak bu karar davalının temyizi üzerine, (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince bozulmuştur. Bozma ilamında hesaplamanın hatalı olduğu, PMF-1931 Yaşam Tablosuna göre hesap yapılması, emsal ücretin araştırılması gerektiği, mezuniyetten sonra hemen iş bulamayacağı ve askerlik süresince gelir elde edemeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği yönlerinden davalı lehine bozulmuştur. Önceki kararın davalı lehine hesap yönünden bozulmuş olmasına göre 2016 yılı hesap tarihindeki verilere göre ücretin asgari ücretin 1,82 katı olduğu kabul edilerek ve mezuniyet sonrası hemen iş bulamayacağı, askerlik döneminde gelir elde edemeyeceği düşünülerek mezuniyet tarihi göz önüne alınarak hesap yapılması gerekirken yazılı şekilde hesap hatalıdır.

VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacının tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan hükmün BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın, mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.