YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4410
KARAR NO : 2023/3762
KARAR TARİHİ : 08.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1075 E., 2022/991 K.
DAVA TARİHİ : 10.07.2007
HÜKÜM/KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm / Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2007/384 E., 2017/482 K.
Taraflar arasında kooperatif üyeliğinin tespiti olmadığı taktirde tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.11.2005 tarihli, 66 sayılı yönetim kurulu kararı ile müvekkilinin davalı kooperatife üye olduğunu, kendisine üye kimlik kartı verildiğini ancak genel kurullara davet edilmediğini, üyeliği ile ilgili kendisine bir bilgi de verilmediğini ileri sürerek davacının kooperatif üyesi olduğunun tespitine olmadığı taktirde yönetim kurulu kararı altında imzası bulunan diğer davalılardan şimdilik 10.000,00 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dayandığı yönetim kurulu karar tarihinde müvekkilinin görevde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; yönetim kurulu karar defterinin 66. sayfasının boş olarak iptal edildiğini, davacının iddia ettiği gibi üyeliğe kabul kararı alınmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1. Davacının sunduğu 30.11.2005 tarihli, 66 sayılı yönetim kurulunun davacının üyeliğe kabulüne ilişkin karar fotokopisindeki imzalara davalılar … ve … tarafından itiraz edildiği, davacı yanca belge aslının sunulmadığı, belge fotokopisi üzerinde imza incelemesi yapılmış ise de kesin bir sonuca varılamadığı, davacının sunduğu yönetim kurulu kararının alındığı tarih itibariyle davalı …’ın yönetim kurulu üyesi olmadığı, dava konusu kararın yetkili yöneticilerin imzalarını ihtiva etmemesi ve karar defteri aslında karar sayfasının kooperatif yetkililerince boş bırakıldığının anlaşılması nedeniyle davalılar … ve …’dan davacının talep edebileceği bir alacağın olmadığı kanaatine varılarak anılan davalılar hakkında açılan davanın reddine,
2. Davacının alacağının dayanağı olan 30.11.2005 tarihli protokolün ise yalnızca davalı … tarafından imzalandığı, protokol altındaki imzanın aidiyeti hususunda davalıya çıkarılan tebligat usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinden bu davalıya karşı davacının açtığı davasının kabulüne,
3. Davacı vekili yargılama sırasında davalı kooperatife karşı açılmış davalarını atiye terk ettiklerini beyan ettiğinden davalı kooperatif yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yönetim kurulundaki değişikliğin Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmediğinden bu hususun üçüncü kişiler ve davacı için bağlayıcı olmadığını, davacının üyeliğe kabulüne ilişkin karar defterinin 66. sayfasının boş bırakılmış gösterilmesinin ve tüm bu işlemlerin davacının dolandırılmasına yönelik olduğunu, bir an için davalı …’ın tüm bu işlemleri tek başına yaptığı düşünülse dahi davalı …’ın bu işlemlerini önlememe yönünden yönetim kurulu üyelerinin de kusurlu olduğunu, diğer davalıların zararının giderilmesinden müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarından açılan davanın bütün davalılar yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, üstelik haklarında red kararı verilen davalılar için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re’sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle istinafa gelen taraf sıfatına göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddi ile davanın reddine karar verilen davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin tespiti, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.