YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/26033
KARAR NO : 2023/5439
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/880 D. İş-2021/879 K.
SAYISI : İHK-2021/37841
HÜKÜM/KARAR : İtirazın kabulüne ve davanın reddine
SAYISI : K-2021/109816
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne karar verilmiştir.
… kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, 04.03.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda, yolcu olan müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı olarak 15.001,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini 56.590,24 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zaman aşımı def’ini ileri sürmüş, başvurunun usulden ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
III…. KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… Davalı yan zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de başvuranın maluliyetini raporla öğrendiği anlaşıldığından olay tarihinden bağımsız olarak rapor tarihi dikkate alınmakla talebin zamanaşımına uğramadığı, kaza tespit tutanağına göre davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğu, dosya üzerinden alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu ” gerekçesiyle başvurunun kabulüne; 56.590,24 TL’nin 17.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
B.İtiraz sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde, zamanaşımı def’ini ileri sürdüklerini, zamanaşımının başlangıç tarihinin olay tarihi olduğunu, maluliyet raporunun sonradan alınmasının sonucu değiştirmeyeceğini, tek taraflı düzenlenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, hesap raporunun hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamada irat katsayılarının belirtilmediğini, PMF Tablosunun kullanılması gerektiğini, kusur tespiti için rapor alınması gerektiğini, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün kusuru olup olmadığının ve müterafik kusur durumunun araştırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadıklarını, başvuranın kaza nedeni ile elde ettiği gelir veya tazminat varsa mahsubu gerektiğini, faiz türünün yasal faiz olacağını, hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek … kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…somut olayda, kaza tarihinin 04.03.2012 dava tarihinin ise 25.03.2021 olduğu, dosya kapsamında yer alan belgelerin tetkikinden ve Uşak Devlet Hastanesi’nce düzenlenmiş 13.03.2012 tarihli adli raporda; araç içi trafik kazası geçiren hastanın sağ ayak 1. ve 2. parmak üzerinde transvers kesi mevcut olduğunun, hastanın 04.03.2012 günü opere edildiğinin, sağ ayak 1. parmak ekstansör tendon kesisi tamiri yapıldığının yazılı olduğu, aradan geçen uzun sürede herhangi bir tedavinin ve gelişmenin olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle maluliyet raporunun düzenlendiği tarihin zamanaşımının başlangıç tarihi olarak ele alınmasının mümkün olmadığı, buna göre başvuru sahibinin maluliyeti öğrendiği tarihten itibaren 8 yıl içinde dava açması gerekirken süresinde dava açmadığı” gerekçeleri ile davalının itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 04.03.2012 tarihli kazada … isimli şahsın vefat ettiğini, ölümlü ve yaralamalı trafik kazalarının 15 yıllık ceza zamanaşımı süresine tabi olduğunu, somut olayda zamanaşımı süresinin geçmediğini belirterek … kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı (eski) Borçlar Kanunu’nun 41, 46, 60 ıncı maddeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 ve 109/1 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
Olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci maddesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu maddesi) haksız fiil tanımlanmış, 60 ıncı maddesinde de (Türk Borçlar Kanunu’nun değişik 72 nci maddesi) haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine (Türk Borçlar Kanunu’nun 72 nci maddesinde 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüştür) tabi olduğu belirtilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109 uncu maddesinin 1 inci maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zaman aşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin özellikle 2 nci fıkrasında “dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa” ifadesi ile kanun koyucu, taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3.kişi) fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağı kabul edilmiştir.
Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır.
Açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında, çift taraflı trafik kazası sonucunda bir kişi (Mestan Tunç) ölmüş, aralarında davacının da bulunduğu birden çok kişi ise yaralanmış olup, dosyanın tetkikinde; Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28.11.2012 tarih 2012/150 sayılı iddianamesi ile taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçu nedeniyle sürücü (Volkan Bayram) hakkında kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66 ncı maddesi uyarınca, kazanın ölümlü ve yaralamalı olması karşısında olaya uygulanacak zamanaşımı süresi 15 yıldır. Davaya konu trafik kazasının 04.03.2012 tarihinde meydana geldiği, davanın ise 25.03.2021 tarihinde açılmış olması karşısında davanın açıldığı tarih itibarı ile 15 yıllık ceza dava zamanaşımı süresinin dolmadığı açıktır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, olay tarihindeki mevzuat hükümleri (ve davalının hesap bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazlar da) dikkate alınarak hesaplama yapılmak üzere aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi bozmayı gerekmiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile … … kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.