Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/5444 E. 2021/5954 K. 04.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5444
KARAR NO : 2021/5954
KARAR TARİHİ : 04.10.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı kaza sonucunda araçta yolcu olarak bulunan davacıların eşi/ oğlu İlker’in öldüğünü, davalı tarafından yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL. destekten yoksun kalma tazminatının avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 24.05.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini toplam 65.635,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; 14.11.2017’de yapılan ödeme ile sorumluluklarının son bulduğunu, tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kabulü ile davacı … için 42.560,00 TL, … için 8.003,00 TL. ve … için 15.072,00 TL. olmak üzere toplam 65.635,00 TL. destek tazminatının 14.11.2017 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin davacılar … ve … lehine hükmedilen tazminatlara ilişkin temyiz talebi bakımından; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 6456 sayılı Kanun’la değiştirilen 30. maddesinin 12. fıkrasında; 5.000,00 TL’nin altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarının kesin olduğu; 5.000,00 TL. ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebileceği; 40.000,00 TL’nin üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebileceği belirtilmiştir.
Somut olayda; davacılar … ve … lehine hüküm altına alınan tazminat miktarlarına ilişkin karar, anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden, miktar itibariyle davalı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davadan önce davalı sigortacı tarafından ödenen bedelin gerçek zararın altında olduğunu iddia ederek tazminat talebinde bulunmuş; davalı ise, davadan önce yapılan ödemenin yeterli olduğu savunmasında bulunmuştur. Taraf iddia ve savunmalarına göre, davacı tarafın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 111/2. maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır.
Zarar sorumlusu davalı tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için, davalının ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan miktar ile fiilen ödenen miktar arasında fahiş fark olup olmadığının denetlenmesi gerekir. Yapılan ödemenin yetersiz olduğu saptandığı takdirde, hesaplamanın yapıldığı tarihteki verilere göre tazminat hesabı yapılıp zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalının ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri hesaplanan güncel tazminattan düşülerek sonuç tazminat belirlenmelidir.
Hakem Heyeti’nin karara esas aldığı 08.05.2018 tarihli kök ve 22.05.2018 tarihli ek bilirkişi raporunda, anılan biçimde herhangi bir hesaplama yapılmamış; sadece, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanan bedelden, davalı ödemelerinin güncel değerlerinin düşülmesiyle yetinilmiştir. Rapor bu yönden karara esas almaya elverişli olmadığından, bu rapora göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Dairemiz’in yerleşik uygulamalarıyla; çalışma ve gelir elde etme durumunda olan desteğin evlenmesinden belli bir süre (2 yıl) sonra ilk çocuğu ve yine bir süre (2 yıl) sonra ikinci çocuğunun olacağı; çocukların olacağı süreler içinde kendine 2 pay, eşine 2 pay, çocuklara birer pay, ana ve babaya da birer pay ayıracağı; ana babadan birinin destekten çıkması halinde, çıkanın payının diğer ebeveynin alacağı paya ekleneceği kabul edilmektedir.
Somut olayda; davacıların desteği olan İlker, kaza tarihinde 44 yaşında olup 2 yıllık evliyken çocuksuz ölmüştür. Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nin karara esas aldığı 08.05.2018 tarihli kök ve 22.05.2018 tarihli ek bilirkişi raporlarında bilirkişi tarafından, evli olan desteğin ileriki yıllarda hiç çocuğu olmayacakmış gibi, sadece halihazırda hak sahibi olan anne, baba ve eş için destek payları belirlenerek hesap yapıldığı görülmektedir. Esas alınan bilirkişi raporu, davacıların destek paylarının belirlenmesi bakımından hatalıdır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; desteğin kazadan sonraki 2 yıl içinde ilk ve bu tarihten itibaren 2 yıl sonra ikinci çocuğunun olacağı gözetilerek davacıların destek paylarının belirlenmesiyle tazminat hesabının yapılması için, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, destek paylarının hatalı (yüksek) saptandığı rapordaki hesaplamanın kabulü doğru görülmemiştir.
4-Davalı taraf, davacılar desteğinin sigortalı araçta hatır için taşındığı savunmasında bulunarak, bu sebeple tazminattan indirim yapılmasını talep etmiş; İtiraz Hakem Heyeti tarafından, taşımanın sadece desteğin yararına yapıldığını ispat yükünün davalı sigortacıda olduğu ve bu hususun ispat edilemediği, destek ile sürücünün arkadaş olmasının hatır taşımasının varlığını kabul için yeterli olmadığı gerekçesiyle, davalı yanın bu savunmasına itibar edilmemiştir.
Davalıya sigortalı aracın sürücüsü …, davacılar desteği ile arkadaş olduklarını ceza soruşturması kapsamında alınan ifadesinde beyan etmiştir. Araçtaki kişilerin araçta bulunma sebepleri konusunda ifadelerde somut veri bulunmamakla birlikte, taşımanın
ticari amaçla (destek tarafından bir bedel ödenerek) ya da sürücünün bir işinin görülmesi maksadıyla yapıldığına dair de veri yoktur. Sürücü ile arkadaş olan desteğin taşımada bir yararı olduğu ve karine olarak destek yararına hatır taşıması bulunduğunun kabulü hayatın olağan akışına uygun görünmektedir. Bu nedenle de; karineden yararlanan ve taşımanın hatır için yapıldığını savunan davalı taraf ispatla mükellef olmayıp, hatır taşıması bulunmadığını ispat yükünün davacı yanda olduğu gözetilerek değerlendirme yapılması gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamıştır.
5-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nisbi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden davacı … için fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin İtiraz Hakem Heyeti kararına ilişkin temyiz dilekçesinin REDDİNE; (2), (3), (4) ve (5) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; dosyanın, hakem dosyasının saklanması kararını veren … 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne GÖNDERİLMESİNE; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 04/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.