YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5848
KARAR NO : 2021/9183
KARAR TARİHİ : 25.11.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce davanın kısmen kabulüne dair karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 30/04/2018 tarih, 2018/İHK-3266 sayılı itirazın kabulü ile itiraza konu kararın kaldırılmasına yeniden hüküm kurulmasına davanın reddine, dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 05/11/2006 tarihinde …’ı olmayan araçta yolcu olarak bulunduğu esnada tek taraflı trafik kazası neticesinde yaralandığını belirterek HMK 107. Maddesi gereğince 1.000,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 12/02/2018 tarihli dilekçesi ile 83.141,00 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından;başvurunun kısmen kabulü ile 57.500,00 TL sürekli maluliyet tazminatına 21/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekili karara itiraz etmiştir. İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulü ile başvurunun zamanaşımından reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından, gerçekleşen kaza neticesinde bir kişinin öldüğü ve iki kişinin de yaralandığı anlaşılmaktadır. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60. Maddesinin üçüncü fıkrası, Türk Ceza Kanunun’nun 85. ve 66. Maddeleri birlikte değerlendirildiğinde olaya uygulanacak zamanaşımı süresi 15 yıldır.
Şu halde; olay tarihinden başvuru tarihine kadar geçen sürede yukarıdaki yasal düzenlemeler dikkate alındığında zamanaşımının dolmadığı anlaşılmasına karşın İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın kabulü ile başvurunun zamanaşımından reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Kabule göre; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği,
01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Dosya içerisinde bulunan 12/07/2017 tarihli raporda belirlenen maluliyet oranına uygulanan yönetmeliğin doğru olmadığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca; 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Temyiz olunan yukarıda açıklanan sebeple davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 25/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.