Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/9738 E. 2023/98 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9738
KARAR NO : 2023/98
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2242-2020/248
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red/ Davanın Kısmen Kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/214- 2019/88

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara karşı, davacılar vekili ve davalı …Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı …Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacılar vekili ve davalı …Ş. vekilinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın 04.09.2014 tarihinde yaya konumundaki davacı … ve eşi …’e çarptığını, davacının malul kaldığını, yaralanan …’in kazadan sonra uzun süre komada kalıp 03.02.2015’te öldüğünü, komada kaldığı süreye ilişkin zarardan da davalıların sorumlu olduğunu, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldığını ve manevi zarara uğradıklarını belirterek, HMK madde 107 gereği fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL. maddi ve 260.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 21.12.2017 tarihli artırım dilekçesiyle, toplam maddi tazminat taleplerini 1.963.530,34 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı …Ş. vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumlu olduklarını, davacı …’ın destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkının bulunmadığını, davadan önce temerrüde düşmediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı … vekili cevap dilekçesinde; yol kusuru nedeniyle kazanın meydana geldiğini ve davalının kusuru bulunmadığını, istenen tazminatların fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan uzman heyet raporu gereği, davalı sürücü İlhan’ın % 85 oranında ve yol sorumlusu idarenin % 15 oranında kusurlu olduğu; davacı …’nin maluliyet oranının, alınan ATK raporuyla saptandığı; davaya konu edilen maddi zararlar için alınan aktüerya uzmanı raporunun usul ve yasaya uygun bulunup hükme esas alındığı; olayın özelliklerine göre manevi tazminatın belirlendiği gerekçesiyle, davacıların maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı … için 1.743.279,95 TL. ve Pascal için 54.104,05 TL. olmak üzere toplam 1.797.384,00 TL’nin davalı gerçek kişiler için kaza ve davalı … için dava (ıslahlı kısım için ıslah) tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline (sigorta şirketi poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olmak kaydıyla), fazla isteğin reddine; manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacı … için 30.000,00 TL. ve Pascal için 15.000,00 TL. olmak üzere toplam 45.000,00 TL’nin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı …Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; geçici ödeme talebinin reddi kararının hatalı olduğunu, müteselsil sorumluluk gereği kusur indirimi yapılmadan hesaplanan tazminatlara karar verilmesi gerektiğini, maddi tazminat hesaplamasının güncel kur üzerinden yapılması, davacı …’ın 24 yaşına kadar destekten yoksun kalma tazminatı yaptırılması ve davacı … için yaşadığı ülkedeki asgari ücret üzerinden maluliyet tazminatının hesaplattırılması gerektiğini, manevi tazminatların düşük olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalı …Ş. vekili istinaf dilekçesinde; kazada yaralanan ve sonraki tarihte ölen …’in ölümü ile kaza arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespiti için rapor alınmadan karar verilmesinin ve bu kişi için geçici işgöremezlik tazminatına karar verilmesinin hatalı olduğunu, maddi tazminat hesabının aktüerya uzmanına hesaplatılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün % 85 kusuru üzerinden ve poliçe teminat limiti olan 268.000,00 TL. ile sınırlı sorumluluk kararı verilmesi gerekirken, müteselsil sorumluluğa karar verilmesinin hatalı olduğunu, bağlantılı dosyanın eldeki dosyayla birleştirilmeyişinin de doğru olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen ceza davasında, kaza ile …’in ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunun saptandığı; kusur raporunun, dosya kapsamına uygun bulunduğu; maddi tazminatların hesaplandığı 13.09.2017 tarihli aktüer raporuna davacı yanın itiraz etmemesi ve bu rapora göre ıslahın yapılmasıyla, davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan, bu rapor dahilinde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı; manevi tazminat miktarlarının uygun olduğu; davacısı farklı olan tedavi giderlerine ilişkin davanın eldeki davayla birleştirilmeyişinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı; davalı trafik sigortacısının poliçe limitiyle sorumlu kabul edildiği hükümde belirtildiğinden, bu yöne ilişkin istinaf talebinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davacılar vekili ve davalı …Ş. vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı …Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararına esas alınan 13.09.2017 tarihli aktüer raporuna itiraz dilekçeleri dosyada bulunduğu halde, itiraz olmadığı ve usuli kazanılmış hak gerekçesinin hatalı olduğunu, maddi tazminatın ıslah ettikleri tutardan dahi yüksek olduğu gözetildiğinde davalılara red vekalet ücreti verilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı …Ş. vekili temyiz başvuru dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacıların kusursuz olduğu kazadan kaynaklanan zarardan davalıların, müteselsil sorumluluk ilkesi gereği sorumlu tutulup tutulamayacağı; maddi tazminatın hesabında eksiklik ve hata olup olmadığı; manevi tazminat miktarlarının olaya uygun olup olmadığı; kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı; davalı sigortacının sorumluluğunun sınırı ile maddi tazminat red vekalet ücreti noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddenin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 88 ve 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53, 54 ve 56 ncı maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle, davacı yanın davalı sürücünün kazada tam kusurlu olduğunu ileri sürerek açtığı davanın yargılaması sırasında alınan uzman heyet raporu ile dava dışı yol sorumlusu (ihbar olunan) idarenin de kazada % 15 oranında kusurlu olduğu saptandığından, davalı sürücünün % 85 kusur oranı üzerinden tazminata karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemesine; ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusuna konu edilmeyen yönlere (maddi tazminat red vekalet ücreti) ilişkin temyiz itirazlarının incelenemeyecek

olmasına göre, davalı …Ş. vekilinin dilekçesindeki tüm temyiz itirazlarının ve davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 294-297. maddelerinde, hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HMK’nın 297/II maddesi; hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalı; üst yargı makamları tarafından denetime imkan verecek açıklıkta bulunmalıdır.

Somut uyuşmazlıkta; davacı taraf, dava konusu kazada yaralanan …’in kaza tarihi ile ölüm tarihi arasındaki (komada kaldığı) süre için iş göremezlik zararını, adı geçenin kaza nedeniyle ölümünden dolayı davacıların destekten yoksun kalma zararını, davacı …’nin iş göremezlikten kaynaklanan zararını maddi tazminat istemine konu etmiştir. Mahkeme tarafından, davaya konu edilen maddi tazminatların hesaplanması için iki adet kök ve bir adet ek rapor alınmış (hesaplamaya esas kriterleri farklı olan) ve bu raporlardan 18.01.2019 tarihli raporun hükme esas alındığı gerekçede belirtilmiştir. Ne var ki; anılan raporda hesap edilen tazminatlar ile mahkemenin hüküm altına aldığı tazminat miktarlarının birbirinden oldukça farklı olduğu görülmektedir. Diğer yandan, yargılama sırasında alınan diğer raporlarda hesap edilen tazminatlar ile hüküm altına alınan tazminatlar da birbirinden farklı miktarları içermektedir. İlk Derece Mahkemesi hükmü, açık ve denetime imkan sağlayacak nitelikte olmadığından, davacı yanın temyiz itirazı yerinde görülmüştür.

Bu açıklamalara göre; farklı nedenlerden kaynaklanan birden fazla maddi zarara ilişkin talebin dava konusu edildiği de dikkate alınarak, davaya konu edilen her bir maddi tazminat talebinin, denetime imkan verecek biçimde ayrı ayrı hüküm altına alınması; hükme esas alınacak rapor ile hükmedilen tutarlar arasında uyum olmasına özen gösterilmesi ve kararın gerekçelendirilmesi gerekli olduğundan, hükmün bozulması gerekmiştir.

3. Almanya’da yaşayan davacı …’ın yaşadığı ülkenin koşulları ve davacı ile ailesinin sosyo- ekonomik durumlarına göre, yüksek öğrenim göreceği de dikkate alınmak suretiyle, davacının ölen babasından 24 yaşına (davacı talebiyle bağlı kalınarak) kadar destek alacağı kabul edilip hesaplamanın yapılması gereğini gözetmeyen raporların karara esas alınması doğru değildir.

4. Almanya’da yaşayan ve tatil için geldikleri Türkiye’de kaza sonucu yaralanıp iş göremez hale gelen davacı …’nin yaşadığı ülkenin koşullarına göre gelirinin belirlenmesi, yabancı uyruklu olan davacının yaşadığı Almanya’da geçerli olan asgari ücret tutarında gelir elde edebileceği kabul edilerek iş göremezlik tazminatının hesaplatılması gereğinin gözetilmeyişi de doğru görülmemiştir.

5. Davacı … ve kazadan bir süre sonra ölen …’in iş göremezlik tazminatları ile davacıların destekten yoksun kalma tazminatları bakımından, davalı trafik sigortacısının, iş göremezlik tazminatları yönünden, bedensel zarara uğrayan her kişi için 268.000,00’er TL; destekten yoksun kalma tazminatı yönünden ise, 268.000,00 TL’lik limitle sorumlu olduğu gözetilmeden, tüm maddi zararların toplamı olan tazminat üzerinden ve sigortacının poliçe teminat limitiyle sınırlı sorumlu olduğu şeklinde hüküm tesis edilmesi de hatalı olmuştur.

Açıklanan nedenlerle; davalı sigortacının ölüm ve bedensel zararlar nedeniyle sorumlu olduğu poliçe teminat limitlerinin her bir zarar kalemine ilişkin olarak ayrı ayrı belirtildiği hüküm tesisi gerekli olduğundan, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı …Ş. vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacılar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

3. Değerlendirme bölümünün (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar yararına BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıdan alınmasına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacılara iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.