YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11165
KARAR NO : 2023/6356
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/156 E., 2019/335 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Burhaniye İlçesi Çoruk Köyü Çiftlik mevkii 1303 parselde kayıtlı taşınmazın malik … adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın malikinden alacaklı olduğu için malik adına kayıtlı taşınmaza icra takibi başlattığını ancak davalıların hile desise ve muvazaalı şekilde yaptıkları işlemlerden dolayı dava açtığını ve mahkeme kararına binaen taşınmaz üzerine tedbiren haciz konulduğunu, daha sonra adı geçen davalılar aleyhine tapu iptali ve tescil davası açtığını ve davanın lehine sonuçlandığını, davalıların hile desise ve mal kaçırmaya yönelik hareketleri nedeniyle büyük zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle şimdilik 1.000 TL maddi tazminat, 1.000 TL yapılmış masraf ve uğramış olduğu manevi zarar için ise 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde; davanın davalıların yerleşim yeri mahkemesinde açılması gerektiğini, bu nedenle mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının dava dilekçesindeki iddiaların tümüyle gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının iddiaların tümüyle gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … cevap dilekçesinde; asıl mağdur olanın kendisi olduğunu, yasal yollardan haklarını aradıklarını, davacının en baştan beri kötü niyetli olduğunu, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların tümüyle gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 20.12.2012 tarihli ve 2011/514 Esas, 2012/663 Karar sayılı kararı ile davanın gayrimenkulün aynına ilişkin olmayıp parasal nitelik taşıyan maddi manevi zararın tazmini niteliğinde olduğu, davalıların son ikametgah yerinin Bodrum olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı HMK’nun genel yetki kuralını düzenleyen 6. maddesi uyarınca bir kısım davalılarca yapılan usulüne uygun yetki itirazı dikkate alınarak mahkemenin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 07.03.2016 tarihli ve 2015/15134 Esas, 2016/2993 Karar sayılı kararıyla; dosya içeriğinden, davacının yerleşim yerinin İzmir olduğu, davanın haksız eyleme dayalı tazminat davası olup davacının, HMK’nın 16. maddesi kapsamında haksız fiilin gerçekleştiği yerde dava açtığı, şu halde, mahkemenin yetkili olduğu gözetilmeden yazılı gerekçe ile yetkisizlik kararı verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile işin esası incelenmek üzere kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tescil kararı verildiği mahkeme ilamının 04.07.2011 tarihinde kesinleştiği, bu karar gereğince Burhaniye İcra Müdürlüğü kanalıyla 02.11.2011 tarihinde evin davacıya teslim edildiği, mahkeme kararının kesinleştiği tarih ile icra müdürlüğü aracılığıyla teslimin gerçekleştiği tarih arasında geçen sürenin 121 gün olduğu, bu süre için mahkemece resen 2.306,98 TL bulunduğu, bu meblağın dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, diğer tazminat talepleri yönünden de dosyada belge olmadığından ve her yargılama gideri daha önceki kararlarda değerlendirilmiş olacağından reddine, manevi tazminat talepleri yönünden de davalıların eylemlerinin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığından reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar … ve … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar … ve … vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafın başlattığı icra takibi ve alacaklı olduğunu iddia ettiği kişinin müvekkillerin annesi … olduğunu, ancak mahkemece müvekkillerin dava ile neden ilişkilendirildiğinin açıklanmadığını, müvekkillerinin davacı ile hiçbir hukuki ilişkilerinin bulunmadığını, bu nedenle öncelikle davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, mahkemece müşterek ve müteselsil hüküm kurulmadığını, hüküm kısmının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda satış tarihi olarak belirtilen işlemin dava konusu gayrimenkulün davacı adına tescil tarihi olup olmadığının belirtilmediğini, taşınmazın tapuya tescil edildiği 28.07.2011 tarihi ile teslim alındığı 02.11.2011 tarihleri arasında da dava konusu taşınmazın kullanıldığını gösteren dava dosyasında bir belge de bulunmadığını, davacının keyfiyeti dolayısıyla tescil tarihinden sonra taşınmazın teslim alınmadığını, davacının bu süre içinde ecrimisil ya da el atmanın önlenmesi talebinin de olmadığını, müvekkilleri ile davacı arasında bir kira akdinin de bulunmadığını, bu nedenle ecrimisil talebinin yerinde olmadığını, dava konusu olayda haksız işgalin de bulunmadığını, 05.10.2010-02.11.2011tarihleri arası kira adı altında hesaplama yapılmasının hukuksal bir açıklamasının bulunmadığını belirterek davanın tümden reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinde; mahkemece sehven maddi hatanın yapıldığı belirtilerek; “1-Mahkememizin 03.10.2019 tarih, 2016/156 Esas ve 2019/335 Karar sayılı gerekçeli kararı 7. Maddesinde “Davalılar … ve … kendisilerini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca, maddi tazminat yönünden 2.725,00-TL vekalet ücretinin davacı lehine takdirine, vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar … ve …’e verilmesine” şeklinde kurulan hükmün “Davalılar … ve … kendisilerini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca, manevi tazminat yönünden 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacı aleyhine takdirine, vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar … ve …’e verilmesine” şeklinde tavzihine karar verildiği görülmüştür.
HMK’nın tavzihi düzenleyen 305. maddesinin 2. fıkrasında “hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yoluyla sınırlandırılamaz genişletilemez ve değiştirilemez” düzenlemesi yer almakta olup mahkemece bu husus dikkate alınmadan tavzih yoluyla hüküm fıkrasının değiştirilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalılar … ve … vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA,
2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar … ve … vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılar … ve …’e iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.