Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/574 E. 2022/17273 K. 19.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/574
KARAR NO : 2022/17273
KARAR TARİHİ : 19.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 05.10.2020 tarih, 2019/3154 Esas ve 2020/5059 Karar sayılı bozma ilamında; “davalı borçlu … ve davalı 4.kişi …’in … Mahallesi/… nüfusuna kayıtlı olup, tasarruf konusu olan taşınmazın da … Mahallesi’nde yer aldığı, ayrıca dosya kapsamından davalı 4. kişi …’in … Mahallesi’nde ikamet ettiği, öte yandan; dava konusu taşınmazın öncelikle; davacı … tarafından davalı borçlu …’a devredildiği, davacının alacağının bu taşınmaz devrinden kaynaklandığı, taşınmazın ilk sahibi olan davacı … ile davalı 4. kişi …’in eşi …’in amca çocukları olup; tüm bu hususlara göre davalı 4. kişi …’in borçlu davalı …’ın durumunu ve zarar verme kastını bildiği veya bilebilecek durumda olup olmadığının İİK’nın 280. maddesi kapsamında tartışılarak söz konusu tasarrufun davalı 4. kişi … yönünden de iptale tabi olup olmadığının Mahkemece değerlendirilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; Germencik İcra Müdürlüğü’nün 2015/225 Esas sayılı takip dosyasında tahsilde tekerrür olmamak üzere toplam dosya alacağının asıl borç ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davalı …’tan alınarak davacıya verilmesine, Germencik İcra Müdürlüğü’nün 2015/225 Esas sayılı takip dosyasında tahsilde tekerrür olmamak ve asıl borç ve ferilerini geçmemek üzere davalının dava konusu taşınmazları elinden çıkardığı tarihteki taşınmazların toplam gerçek değeri olan 123.728.00 TL’nin davalı …’tan alınarak davacıya verilmesine, Germencik İcra Müdürlüğü’nün 2015/225 Esas sayılı takip dosyasında tahsilde tekerrür olmamak ve asıl borç ve ferilerini geçmemek üzere davalının dava konusu taşınmazları edindiği tarihteki taşınmazların toplam gerçek değeri olan 123.728.00 TL’nin davalı …’den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … vekilinin 2 nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava; İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK.’nın 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Buradaki üçüncü kişiden maksat, borçlu ile doğrudan işlem yapan değil, borçlu ile işlemde bulunan kişiden mal veya hakkı satın alan kişi olup uygulamada buna dördüncü kişi denilir. Borçlu ile işlemde bulunmayan dördüncü kişiler hakkında dava açılıp açılmaması davacının isteğine bağlıdır ve bu kişiler yönünden iptal kararı verilebilmesi kötü niyetli olduklarının yani borçlunun alacaklılara zarar verme kastı ile hareket ettiğini bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduklarının kanıtlanmasına bağlıdır. Tasarrufun iptali davalarında 3. kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir.
Somut olayda; davacı vekilinin, davalı borçlu ile 3. kişi ve 4. kişi arasında yapılan tasarrufların iptaline ve taşınmazlar üzerinde haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Eğer 3. kişi borçludan satın aldığı malı elinden çıkarır ve satın alan dördüncü kişi davaya dahil edilmez ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğu anlaşılırsa, İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişi dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulur. Ancak; dördüncü kişinin de kötüniyetli olduğu yani borçlunun durumunu ve zarar verme kastını bildiği veya bilebilecek durumda olduğu sonucuna varılırsa, dava konusu şey de hala dördüncü kişinin mülkiyetinde ise, davanın kabulü ile borçlu, 3. kişi ve 4. kişi arasındaki tasarrufların iptali ile davacıya alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere tasarruf konusu şey üzerinde haciz ve satış yetkisi verilmesi gerekir. Eldeki davada; mahkemece; davalı 4. kişi …’in borçlu davalı …’ın İİK’nın 280. maddesi kapsamında zarar verme kastını bildiği veya bilebilecek durumda olması nedeniyle tasarrufun davalı 4. kişi … yönünden de iptale tabi olduğu belirtilmiş olup, dava konusu taşınmazların da hala davalı …’in mülkiyetinde olduğunun anlaşılmasına göre, davanın kabulü ile borçlu, 3. kişi ve 4. kişi arasındaki tasarrufların iptali ile davacıya alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere dava konusu taşınmazlar üzerinde haciz ve satış yetkisi verilmesi gerekirken, davalı 4. kişi … hakkında bedele hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davanın İİK’nun 283. maddesi gereğince bedele dönüşmesi halinde üçüncü kişinin elinden çıkardığı tarihteki bedel ile sadece üçüncü kişinin sorumlu olması gerekirken zaten alacağın tahsili için açılan davada borçlunun mükerrer borç ödeme külfeti yüklenerek tazminattan sorumlu tutulması, ayrıca davacı tarafça tasarrufların iptaline ve taşınmazlar üzerinde haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesi talep edilmiş olmakla, 2. bent gereğince davacıya dava konusu taşınmazlar üzerinde haciz ve satış yetkisi verilmesi gerekeceğinden talep aşılarak davalı 3. kişi …’ın da tazminattan sorumlu tutulması hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı … vekilinin, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle res’en hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …’e geri verilmesine 19.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.