YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2403
KARAR NO : 2023/6438
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/220 Değişik İş – 2021/221 Karar
SAYISI : 2021/İHK-8441
HÜKÜM/KARAR : Kabul/İtirazın Reddi
SAYISI : K-2021/15461
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin 04.12.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya yapılan başvuru sonucunda bir miktar ödeme yapılmış ise de müvekkilinin zararının tam olarak karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 4.000 TL sürekli iş göremezlik, 500 TL geçici iş göremezlik ve 500 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 53.296,25 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından ödeme yapılmakla davacının zararının giderildiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe aykırı olduğunu, davacı tarafından usulüne uygun düzenlenmiş maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının müterafik kusuru olduğunu, kusur durumunun tespit edilmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, meydana gelen kaza iş kazası niteliğinde olduğundan SGK tarafından yapılan ödemenin tenzil edilmesi gerektiğini, müvekkilinin bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, aksi kanaat halinde bakıcı giderinden %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin haksız olduğunu, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunda davacının %4 oranında sürekli maluliyeti olduğunun, iyileşme süresinin 2 ay olduğunun ve 15 gün bakıcıya ihtiyacı olduğunun bildirildiği, sigortalı araç sürücünün kazada %100 kusurlu olduğu, davacının zararının PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile belirlendiği, bilirkişi raporunda ödemenin zararı karşılamadığının tespit edildiği gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 42.527,47 TL sürekli iş göremezlik, 9.767,98 TL geçici iş göremezlik ve 1.000,80 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 53.296,25 TL maddi tazminatın 05.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin poliçe teminatı dışında olduğunu, aksi kanaatte olunması halinde bakıcı giderinden %50 hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, raporun yönetmeliğe aykırı şekilde düzenlendiğini, hesap raporunun hatalı olduğunu, davacının TRH Yaşam Tablosuna göre 99 yaşına kadar yaşayacağı esas alınarak hesaplama yapıldığını, aktif dönemin mükerrer hesaplandığını, hesaplama formülasyon hatası mevcut olduğunu, meydana gelen kazada davacının müterafik kusuru olduğunu, davacının sigortalı araçta yolcu olması nedeniyle hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek … kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun üniversite hastanesi tarafından olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik esas alınarak davacının muayenesi yapılmak suretiyle düzenlendiği, dosyada çelişkili rapor da bulunmadığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98 inci maddesi kapsamında tedavi gideri olmayan geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden davalının sorumlu olduğunu, hükme esas alınan hesap raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, dosya kapsamından davacının müterafik kusurlu olduğunun tespit edilemediği, davacının araçta yolcu olmayıp kazaya karışan araç sürücüsü olduğu, dolayısıyla hatır taşıması söz konusu olmayacağı, davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hesap raporunun hatalı olduğunu, davacının bakiye ömür süresinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hesaplama formülasyon hatası mevcut olduğunu, aktif dönemin mükerrer hesaplandığını, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin poliçe teminatı dışında olduğunu, aksi kanaatte olunması halinde bakıcı giderinden %50 hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, müvekkile yapılan başvuru sonucunda davacının zararı karşılandığından davanın reddi gerektiğini, aksi halde yapılan ödemenin güncellenerek indirilmesi gerektiğini, davacının müterafik kusuru olduğunu, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, hak arama özgürlüğünün yeterli şekilde kullandırılmadığını ileri sürerek … kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç ile davacının sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan bakiye sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun’un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplama hatası olmamasına, davalının bakıcı giderinden sorumlu olmasına, yapılan ödemenin zararı karşılamadığının anlaşılmasına, ödemenin güncel halinin tazminattan indirilmiş olmasına, davacının yaralanmaya etki eden müterafik kusurunun tespit edilememiş olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda davacının kaza tarihinde öğretmen olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan 19.01.2021 tarihli hesap bilirkişi raporunda, davacının 2 aylık geçici iş göremezlik süresi yönünden zararı hesaplanırken, bordrosundaki ücretleri esas alınarak zarar hesabı yapılmış ve geçici iş göremezlik tazminatı hüküm altına alınmıştır.
Davacının memur olması nedeni ile geçici iş göremezlik süresi içerisinde maaşını almaya devam ettiğinden bu dönemdeki zararı, varsa bu süre içerisinde çalışamadığı için alamadığı ek ödemeleri (ek ders ve kurs ücreti gibi ek gelirler) kadardır. Bu durumda davacının geçici işgöremezlik süresi içerisinde maaşı eksik ödenmiş ise buna ilişkin fark bedeli ve varsa bu süre için mahrum kalınan ek ödemeler, döner sermaye gelirleri gibi ek gelirleri araştırılarak, çalışamadığı dönem hesabında (varsa) bu gelirler esas alınmak suretiyle hesaplama yapılması için ek aktüerya raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17 nci maddesinde “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.” hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
15.05.2023 tarihinde Üye …’nin karşı oyu ve oy birliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Sürekli veya geçici güç kaybı, kazanç kavramından ayrı, güç kaybı kuramı içerisinde değerlendirilmesi gereken bir zarar türüdür. Geçici güç kaybına uğrayan kişi, çalışmayan ve kazanç elde etmeyen birisi olsa dahi, geçici iş göremezlik süresince günlük yaşamını sürdürürken, daha fazla güç (efor) sarf edeceği için, geçici güç kaybı tazminatı isteme hakkına sahiptir. Somut olayda zarar gören davacı öğretmen olup tedavi müddeti boyunca geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı bu nedenle talebin reddi gerektiğine ilişkin verilen bozma kararının 2 numaralı paragrafına katılamıyorum.