Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2023/2515 E. 2023/6440 K. 15.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2515
KARAR NO : 2023/6440
KARAR TARİHİ : 15.05.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/327 D.İş – 2021/327
SAYISI : 2021/İHK-10704
HÜKÜM/KARAR: Kabul/Davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü,
SAYISI : K-2021/18672

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne, … kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

… kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç ile müvekkilinin içerisinde yolcu olduğu aracın 17.08.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 81.376,49 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıda herhangi bir maluliyet oluşmaması nedeniyle başvurunun reddi gerektiğini, davacı tarafından sunulan raporun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe aykırı olduğunu, davacı muayene edilmeden evrak üzerinden düzenlenen rapora itibar edilemeyeceğini, maluliyet raporu usulüne uygun olmadığından geçerli bir başvuru söz konusu olmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, davacının emniyet kemerini takıp takmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konusunda uzman bilirkişiden alınan kusur raporunda davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün %75 kusurlu olduğunun bildirildiği, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunda meydana gelen kaza sonucunda davacının %6 oranında sürekli maluliyeti olduğunun tespit edildiği, davacının zararının PMF Yaşam Tablosu ve prograsif rant yöntemi esas alınarak belirlendiği gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 81.376,49 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacıda herhangi bir maluliyet oluşmaması nedeniyle başvurunun reddi gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, davacının maluliyet oranının fahiş olduğunu, tek taraflı alınan rapora itibar edilemeyeceğini, müvekkilinin sigortalısına atfedilen kusurun fahiş olduğunu, müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek … kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan kusur raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetlenebilir olduğu, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun şekilde davacının muayenesi yapılarak uzman hekimler tarafından kaza ile illiyet bağı kurulmak suretiyle düzenlendiği, dosya kapsamından davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunun somut olarak tespit edilemediği, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinde isabetsizlik bulunmadığı, davalının bu yönlere ilişkin itirazının reddine karar verilmesi gerektiği, davalının hesaba yönelik itirazı doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alındığı, bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak %1,8 teknik faiz ile prograsif rant yöntemlerine göre ayrı ayrı davacının zararının belirlendiği, davacı vekili tarafından TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant yöntemine göre yapılan hesaba göre ıslah dilekçesi verilmiş ise de bir davada birden fazla ıslah yapılamayacağından ıslah dilekçesinin dikkate alınmadığı, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiği, davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, … kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 59.238,74 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyada iki kere bilirkişi raporu alındığından ek ıslah yapıldığını, bu durumun İtiraz Hakem Heyetince ikinci kez ıslah olarak değerlendirildiğini, verilen karar ile müvekkilinin hak kaybına uğradığını, Yargıtay’ın son içtihatları da dikkate alınarak ıslah talebinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek … kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıda herhangi bir maluliyet oluşmaması nedeniyle başvurunun reddi gerektiğini, davacının maluliyet oranının fahiş olduğunu, tek taraflı alınan rapora itibar edilemeyeceğini, müvekkilinin sigortalısına atfedilen kusurun fahiş olduğunu, müterafik kusur durumunun araştırılması gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek … kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alınan araç ile davacının içerisinde yolcu olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun’un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları,

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, kısmi davada iki kez ıslah yapılamamasına, hükme esas alınan maluliyet raporunda isabetsizlik olmamasına, kusur raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olmasına, davacının müterafik kusurunun somut olarak ispat edilememiş olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dosyanın incelenmesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının sürekli iş göremezlik tazminatının belirlenmesine yönelik alınan hesap raporunda PMF-1931 Yaşam Tablosu kullanılarak prograsif rant yönteminin esas alındığı, davacı vekili tarafından PMF-1931 Yaşam Tablosu esas alınarak yapılan hesaplamaya göre davanın ıslah edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince de ıslah doğrultusunda başvurunun kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından karara itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi ile yapılan hesaplamaya itibar edilerek davalı vekilinin itirazının kabulüne, … kararının kaldırılmasına ve başvurunun kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla; … kararının dayanağı tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Tablosunun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve … tarafından da karara esas kabul edilen aktüer bilirkişi raporunda, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi ile tazminat hesabı yapılmıştır. Tazminat hesaplamasında, yeni genel şartlar ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararı ile; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gereklidir ki, … tarafından esas alınan hesaplama bu yönüyle hatalıdır. Ne var ki TRH 2010 Yaşam Tablosu ile birlikte prograsif rant formülünün uygulanması lehe olmasına rağmen, davacı vekili tarafından … kararına karşı itiraz edilmediğinden PMF-1931 Yaşam Tablosu ve prograsif rant yöntemine göre yapılan hesaplamaya itibar edilmesi gerekir. Kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.” hükmü yer almaktadır.

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” düzenlemesi mevcuttur.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir…” şeklinde düzenlenmiştir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı yararına maktu ücretin altında kalaca şekilde vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin; (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya ve davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.