Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2014/9553 E. 2017/4614 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9553
KARAR NO : 2017/4614
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tefecilik, bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık …’a yüklenen bedelsiz senedi kullanma suçundan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin davaya katılma hakkı ve hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığından, … vekilinin bu suçtan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılan … vekilinin sanıklar hakkında tefecilik suçundan verilen beraat ve mahkumiyet hükümlerine, sanık … müdafiin ise tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında tefecilik suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık … hakkında tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK’nın 241/1. maddesine göre hapis ve adli para cezalarına birlikte hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden sadece hapis cezası verilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.