Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2018/14086 E. 2023/8533 K. 13.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/14086
KARAR NO : 2023/8533
KARAR TARİHİ : 13.09.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2009/348 Esas, 2013/157 Karar
SUÇLAR : Rüşvet alma ve rüşvet verme, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜMLER : Sanıklardan …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …,
…, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … haklarında kamu görevlisini resmi belgede sahteciliğe azmettirme suçundan beraat, …, … ve … haklarında zincirleme rüşvet alma ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından, … ve … haklarında zincirleme rüşvet verme (Bektaş hakkında 3 kez) ve kamu görevlisini resmi belgede zincirleme sahteciliğe azmettirme suçlarından mahkumiyet

Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2013 tarihli ve 2009/348 Esas, 2013/157 sayılı Kararının O yer Cumhuriyet savcısı, katılan … vekili, sanıklar …, …, …, … ve … müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Tebliğnamede adına yer verilen sanıklar …, …, …, …, …, …, ……, …, … ve … haklarındaki kamu görevlisini resmi belgede sahteciliğe azmettirme suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik bir temyiz başvurusunun bulunmadığı gözetilmiştir.
Katılan … vekilinin 18.07.2013 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükme karşı 04.09.2013 günü temyiz dilekçesi verdiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin “Ceza işlerini gören makam ve mahkemeler her yıl bir eylülde başlamak üzere, yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara verirler. Adli tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır” hükmü nazara alındığında başvurunun üç günlük kanunî süre geçtikten sonra yapıldığı anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca açıklanan husus dışında temyiz edenlerin temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanıklar … ve … müdafiilerinin tayin olunan ceza miktarına nazaran yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme taleplerinin 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2009 tarihli ve 2008/5488 Soruşturma, 2009/3534 Esas, 2009/212 numaralı İddianamesiyle tüm sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası ayrıca sanıklar …, … ve … haklarında zincirleme rüşvet alma suçundan aynı Kanun’un 252 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, … ve … haklarında zincirleme rüşvet verme suçundan aynı Kanun’un 252 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2013 tarihli ve 2009/348 Esas, 2013/157 sayılı Kararı ile sanıklardan …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … haklarında kamu görevlisini resmi belgede sahteciliğe azmettirme suçundan beraat, …, … ve … haklarında zincirleme rüşvet alma ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından, … ve … haklarında zincirleme rüşvet verme (….. hakkında 3 kez) ve kamu görevlisini resmi belgede zincirleme sahteciliğe azmettirme suçlarından mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan … vekilinin temyiz sebepleri; sanıklardan …, … ve … haklarında zincirleme rüşvet alma ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından, … ve … haklarında zincirleme rüşvet verme ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik verilen cezaların eksik olduğuna, takdiri indirim nedenleri olmadığından uygulanmaması gerektiğine,
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanıklardan …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … haklarında kamu görevlisini resmi belgede sahteciliğe azmettirme suçundan kurulan beraat hükümlerinin, atılı suçun sabit olması nedeniyle, …, … ve … haklarında rüşvet alma, … ve … hakkında rüşvet verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin ise cezalandırmaya yeterli delil mevcut olmadığından bozulmasına karar verilmesine,
3. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri; atılı suçlardan mahkumiyete yeterli delil olmadığına,
4. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri; sahte evrak mevcut olmadığı gibi sübutu halinde özel belgede sahtecilik olarak nitelendirme yapılması gerektiğine, rüşvet anlaşmasının açıkça ortaya konulamadığına, takdiri indirim uygulanmamasının da hukuka aykırı olduğuna,
5. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri; katılan kurumda rüşvet alacak bir mevkide çalışmadığına, mahkumiyete konu belgelerin sahte olmadığının bilirkişi raporlarıyla tespit edildiğine,
6. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri; atılı isnatların soyut iddialardan ibaret olduğuna,
7. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri; suç işleme kastıyla hareket edilmediğine, rüşvet suçlamasındaki …’a ait ajandadaki kayıtların müvekkili ile bağlantısı olmadığına, suçları ispatlamaya yeterli delil bulunmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
2008 yılında özelleştirilme işlemleri başlamakla beraber karayolları motorlu araç fenni muayeneleri hususunda Tarsus’ta bulunan … 5. Bölge Müdürlüğüne bağlı araç muayene istasyonunun suç tarihi itibarıyla faaliyetine devam ettiği, sanık … ve kardeşi olan …’in İzmir ilinde araç muayene takip işlemleri yaptıkları, sanık …’ın da Tarsus’ta aynı işi yaptığı, hakkında kamu davası açılan ve araçlarını muayene ettirmek isteyen bir kısım sanıkların araç ruhsatlarını … ve ona yardımcı olan sanıklara İzmir’de teslim ettikleri, Hilal’in de tüm araçların ruhsatlarını alıp, bu araçları İzmir’den Tarsus’a getirmeden …’ın yanına geldiği, sanık … aracılığıyla Tarsus’ta Karayolları 5. Bölge Müdürlüğüne ait muayene istasyonunda çalışan görevliler …, … ve …’ya, …’ın iş yerinde yapılan aramada ele geçen ajandadaki kayıtlara göre toplam 3.300 Türk Lirası rüşvet verdikleri, kamu görevlisi sanıkların da bunun karşılığında araçların fenni muayenesini fiilen Tarsus’a gelmiş gibi yaptıkları iddia edilmiş ve tüm sanıklar haklarında kamu görevlisinin resmi belgede sahtecililiği, bu suça azmettirme, sanıklardan …, … ve … haklarında zincirleme rüşvet alma, … ve … haklarında zincirleme rüşvet verme suçlarından kamu davaları açılmıştır.
Mahkemece; sanıklardan …, … ve … haklarında zincirleme rüşvet alma ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından, … ve … haklarında zincirleme rüşvet verme (Bektaş hakkında 3 kez) ve kamu görevlisini resmi belgede zincirleme sahteciliğe azmettirme suçlarından mahkumiyetlerine, diğer sanıkların ise yapılan sahteciliği bilmedikleri, ilgili trafik takip ve müşavirlik şirketi yetkililerinin ve sanık …’in yönlendirmesi ile araçlarını muayene istasyonuna getirmedikleri kabulüyle atılı kamu görevlisini resmi belgede sahteciliğe azmettirme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … haklarında kamu görevlisini resmi belgede sahteciliğe azmettirme suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar … ve … haklarında kamu görevlisini resmi belgede sahteciliğe azmettirme ayrıca … hakkında zincirleme rüşvet verme suçundan verilen hükümlere ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık …’ın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre 22.06.2015, …’in ise 14.10.2021 tarihinde vefat ettiklerinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu tespit edilmiştir.
C. Sanıklardan …, … ve … haklarında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği, … hakkında kamu görevlisini resmi belgede zincirleme sahteciliğe azmettirme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun aynı Kanun’un 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olduğu ve ancak kamu görevlileri veya özel kanunlarında kamu görevlileri gibi cezalandırılacakları hükme bağlanmış kişilerce işlenebileceği, bu suçlara iştirak eden diğer kişilerin ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri, faili bulunmayan suça şerikliğin mümkün olmadığı gözetilerek; Karayolları 5. Bölge Müdürlüğü araç muayene istasyonunda görevli sanıklar … ve …’ın bir kadro karşılığı gösterilmek suretiyle çalıştırılan işçi statüsünde olup olmadığının kesin olarak tespit edilmesi, kadro karşılığı çalıştırıldıklarının anlaşılması halinde 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’a göre haklarında soruşturma izni alınmak üzere durma kararı verilmesi, azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecek olan diğer sanıkların hukuki durumlarının da bu sanıklarla birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, genel hükümlere göre yapılan soruşturma sonucu açılan kamu davasına devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Suç tarihlerinde … 5. Bölge Müdürlüğü emrinde araç muayene işlemlerini yerine getirmekle görevli olan ve araçları görmeksizin gerçeğe aykırı şekilde suça konu fenni muayene belgelerini düzenleyen sanıklar …, … ve …’nun muayene işlemlerinden geçen araçların Karayolları Trafik Kanunu’na göre trafiğe çıkışa elverişli olduklarının tespiti halinde eylemlerin gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla gerçekleştiğinin kabulü gerekeceği, bu doğrultuda bahse konu araçların suç tarihleri itibarıyla trafiğe çıkışlarına engel teşkil edecek nitelikte eksikleri bulunup bulunmadığının araştırılması sonrasında 5237 sayılı Kanun’un 211 inci maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin, diğer sanıkların da buna bağlı olarak eylemlerinin karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar …, … ve … hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmaması,

Ç. Sanıklardan …, … ve … haklarında zincirleme rüşvet alma, … hakkında zincirleme rüşvet verme (üç kez) suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde ise;
Sanıklar hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de; rüşvet suçunun oluşabilmesi için bir rüşvet anlaşmasının bulunması, bu anlaşmanın da işin yapılmasından önce veya en geç yapılması anında olmasının zorunlu olduğu, iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbirinin uygulanması sırasında tespiti yapılan ikili görüşmelerin, görüşmenin tarafı olmayan ve görüşme içeriklerini ve suçu kabul etmeyen sanıklar aleyhine delil olarak kullanılamayacağı gözetilerek, rüşvet verdiği iddia olunan sanıklar … ve … arasındaki görüşme kayıtlarının, kamu görevlisi sanıklar tarafından kabul edilmediği, yine …’ın kişisel ajandasındaki kayıtlarda rüşvet amacıyla olduğuna dair bir ibare olmadığı gibi burada geçen tutarların muayene görevlilerince temin edildiğine ilişkin kayıt da bulunmadığı hususları nazara alınarak, işin yapılmasından önce veya yapılması sırasında olması gereken rüşvet anlaşmasının sanıklar yönünden ne şekilde gerçekleştiği karar yerinde tartışılıp değerlendirilmeden yazılı şekilde kararlar verilmesi,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar …, … ve … hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmaması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2013 tarihli ve 2009/348 Esas, 2013/157 sayılı Kararına yönelik katılan … vekilinin sanıklar …, … ve … haklarında zincirleme rüşvet alma ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından, … ve … haklarında zincirleme rüşvet verme ve kamu görevlisini resmi belgede zincirleme sahteciliğe azmettirme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2013 tarihli ve 2009/348 Esas, 2013/157 sayılı Kararında O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
3.Gerekçe bölümünün (B), (C) ve (Ç) bentlerinde açıklanan nedenlerle Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2013 tarihli ve 2009/348 Esas, 2013/157 sayılı Kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ile sanıklar …, …, …, … ve … müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden ve dikkate alınan sair hususlar bakımından hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.