YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/8298
KARAR NO : 2020/12188
KARAR TARİHİ : 14.09.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs
HÜKÜM : Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle atılı suçtan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Hükümden önce 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 87. maddesi ile TCK’nın 252. maddesinde yapılan değişiklikler karar yerinde tartışılıp değerlendirilmemiş ise de mahkemece TCK’nın 35. maddesi uyarınca yapılan indirim oranı dikkate alındığında söz konusu değişikliklerin sanık lehine sonuç doğurmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Yasaya göre rüşvet suçunun bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıyla oluşacağı, taraflar arasında serbest irade ile yapılan anlaşmanın vuku bulduğu anda rüşvet suçunun meydana geleceği, suç tarihinde ise Pazarcık ilçe jandarma komutanlığı 4. Jandarma trafik tim komutanlığında uzman jandarma çavuş olan mağdurun sanığa ait aracı kontrol amacıyla durdurduğu, kontrol esnasında ruhsatın içerisinde 100 TL olduğunu gördüğü, daha sonra yapılan kontrolde araca istiap haddinden fazla yükleme yapıldığının anlaşıldığı, mağdurun da bu hususta tutanak düzenlediği iddia ve kabul edilen dava konusu somut olayda; mahkemece sanığın yapılması gereken bir işi yapmamak için rüşvet vermeye teşebbüs ettiği kabul edilmiş ise de; suç niteliğinin tayini bakımından, olay günü sanık hakkında trafik cezası işlemi uygulanıp uygulanmadığı, uygulanmış ise kesinleşip kesinleşmediği hususları araştırılmadan, bir idari işlem uygulanmış ise kesinleşmiş onaylı örneği dosya arasına alınmadan, 5237 sayılı TCK’nın, 05/07/2012 günü yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde “rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır.” denilerek sadece nitelikli
rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin, yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlamasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için rüşvet teklifinde bulunulması durumunda suçun icra hareketleri başlamış olacağından rüşvete teşebbüs, haklı bir hususun temini için rüşvet önerilmesi halinde ise koşullarının bulunması durumunda eylemin kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde olması nedeniyle aynı Yasanın 125/3. maddesinde düzenlenen kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturacağı gözetilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Adli emanette muhafaza edilen rüşvet teklifine konu paranın, suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaat niteliğinde olması nedeniyle TCK’nın 55/1 yerine 54. maddesine göre müsaderesine karar verilmesi,
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı iptal Kararıyla ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 14/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.