YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8390
KARAR NO : 2023/12332
KARAR TARİHİ : 18.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/1168 Esas, 2018/1066 Karar
SUÇLAR : Zincirleme tefecilik (3 kez)
HÜKÜMLER : A) Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2017 tarihli ve 2016/242 Esas, 2017/259 sayılı Kararı ile; sanık hakkında tefecilik suçlarından ayrı ayrı beraat,
B) Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 09.05.2018 tarihli ve 2017/1168 Esas, 2018/1066 sayılı Kararı ile; sanık hakkında kurulan beraat hükümlerinin kaldırılarak, zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2016 tarihli ve 2015/33740 Soruşturma, 2016/2078 Esas, 2016/1757 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 3 kez cezalandırılması, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2017 tarihli ve 2016/242 Esas, 2017/259 sayılı Kararı ile; sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 09.05.2018 tarihli ve 2017/1168 Esas, 2018/1066 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat hükümlerinin kaldırılarak; sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 241 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 62 nci ve 52 nci maddeleri ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis ve 5 tam gün karşılığı 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulduğuna, soruşturma aşamasında dinlenen tanıkların mahkemede verdikleri beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine, savunma haklarının kısıtlandığına, sanığın soruşturma aşamasındaki beyanlarının iddia makamınca yanlış yorumlandığına, vergi raporlarını kabul etmediklerine, suçun unsurlarının oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine ve resen gözetilecek sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın … Kuyumculuk Nakliyat İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yetkilisi ve Sincan Vergi Dairesinin … vergi kimlik no.lu mükellefi olduğu, suç tarihlerinde ilgili mercilerden gerekli izni almaksızın kazanç elde etmek maksadıyla ödünç para verdiğine ilişkin hakkında Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulunun 2015A-2031/39 sayılı ve 25.08.2015 tarihli suç duyurusu raporu ile 2015A-2031/38 sayılı ve 25.08.2015 tarihli vergi suçu raporu düzenlendiği, raporların içeriğinde 2011, 2012 ve 2013 yıllarında esas faaliyeti yanında tefecilik faaliyetini birlikte yürüttüğü, kendisinden talep edilen kredi kartı sahiplerine komisyon geliri karşılığında para verdiği, bu faaliyetinden komisyon geliri elde ettiği, izin almadan yapılan para verme işleminin tefecilik olduğu, tefecilik faaliyetinin gizlenmesi amacıyla satış belgesi düzenlendiği, tefecilik işlemlerini emtia satışı gibi gösteren faturaların muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgeler olduğu, gerçekleştirilen inceleme sonucu kredi kartı ile yapılan satışlara ilişkin 21 kişinin altın aldığını, 4 kişinin ise nakit ihtiyaçlarını karşıladıklarını belirtmeleri karşısında sanığın 3 kez zincirleme tefecilik suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açılmıştır.
İlk derece mahkemesince; sanığın üzerine atılı suçları işlediğine ilişkin yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatine dair kararlar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 09.05.2018 tarihli ve 2017/1168 Esas, 2018/1066 sayılı Kararı ile; Vergi müfettişi tarafından kredi kartı ile değişik bankalardan alınan Point Of Sale (POS) cihazlarıyla işlem yaptıran çeşitli kişilerin ifadelerinin alındığı, bunlardan 16 kişinin altın aldığını ve gerçek alışveriş yaptığını, 5 kişinin gerçekte alışveriş yapmadığı halde nakit ihtiyaçlarını karşılamak için POS cihazından çekim yaptırdığını, 1 kişinin ise işlemi hatırlamadığını ifade ettiği, soruşturma aşamasında kolluk tarafından ifadeleri alınan …, …, …, …, …, … ve …’in de sanığın sahibi olduğu işletmeden gerçek bir alışveriş yapmadıkları halde komisyon karşılığı POS cihazından çekim yaptırdıklarını ifade ettikleri ancak kovuşturma aşamasında …, … ve … isimli tanıkların ifadelerini değiştirdiği, …, …, … ve … isimli tanıkların ise genel olarak iddianameyi ve vergi raporlarını doğrulayan ifadeler verdikleri, Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı müfettişi tarafından hazırlanan raporlar ile tanıklardan …, …, … ve …’ın anlatımları dikkate alınarak sanığın, ilgili kişilerin nakit ihtiyacını karşılamak için gerçek bir alım satım faaliyeti olmadığı halde komisyon karşılığında kredi kartından çekim yaptırmak suretiyle, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda ve aynı kast altında zincirleme tefecilik suçunu işlediğinin sabit olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 09.05.2018 tarihli ve 2017/1168 Esas, 2018/1066 sayılı Kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.