Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/8788 E. 2023/9172 K. 27.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8788
KARAR NO : 2023/9172
KARAR TARİHİ : 27.09.2023


MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/916 Esas, 2016/398 Karar
SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık … hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çay Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2015/916 Esas, 2016/398 sayılı Kararı ile sanıkların icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz istemi; her iki müvekkili hakkında beraat kararı verilmesine rağmen sanık … lehine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Dereçine Belediye Başkanı ve Mali Hizmetler Müdür vekili olarak görev yapan sanıkların, katılanın maaşından yapılan kesintiye ilişkin katılan lehine verilen Denizli Bölge İdare Mahkemesinin 24.02.2015 tarihli, 2015/68 sayılı yürütmeyi durdurma kararını 17.03.2015 tarihinde tebliğ almalarına rağmen 30 günlük yasal sürede uygulamadıkları ve katılanın mağduriyetine neden oldukları iddiası ile açılan kamu davasında, Mahkemece; suçun yasal unsurlarının oluşmaması gerekçesiyle ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur.
IV. GEREKÇE
Temyiz isteminin sanık … bakımından vekalet ücretine yönelik olması nedeniyle sadece bu taleple ve sanıkla sınırlı inceleme yapılması gerektiği kabul edilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.10.1978 tarihli ve 2/324-350 sayılı Kararında belirtildiği üzere; vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasının değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedinin esas alındığı, buna göre, ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdirinin mümkün bulunmaması karşısında beraat hükümlerinde tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir…” şeklindeki açıklamalar ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” ile anılan madde ve fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “Beraat eden sanıklar birden fazla ise beraat sebebi ortak olan sanıklar müdafii lehine tek, beraat sebebi ayrı olan sanıklar müdafii lehine ise ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, somut olayda yargılama aşamasında kendilerini aynı vekille temsil ettiren ve beraat sebebi ortak olan sanıklar … ve … yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken kendisini vekille temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanık … lehine de vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın temyizin kapsamı da nazara alınarak Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çay Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2015/916 Esas, 2016/398 sayılı Kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince hüküm fıkrasında yer alan vekalet ücretine ilişkin kısmın; “Sanıklar …,… kendilerini aynı vekil ile temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T’ye göre 1,800,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak, sanık … yönünden aleyhe temyiz bulunmaması da gözetilerek ayrı ayrı olmak üzere adı geçen sanıklara verilmesine,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.09.2023 tarihinde karar verildi.