Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/5614 E. 2023/7472 K. 12.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5614
KARAR NO : 2023/7472
KARAR TARİHİ : 12.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2200 E., 2022/103 K.
SUÇ : Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 16.06.2020 tarihli iddianamesi ile, sanığın ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Konya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli kararı ile, sanığın atılı suçtan 10 ay hapis cezası ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İlgili kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 10.03.2021 tarihli kararı ile, dosya üzerinden incelemede, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği, aramanın usulüne uygun olduğuna ve suçun sabit olduğuna ilişkindir.
III. OLAYLAR VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın aracında yapılan aramada, ele geçirilen bir adet tabanca ve 12 adet 9×19 mm çaplı fişek nedeniyle, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a (6136 sayılı Kanun) muhalefet suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Konya 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 09.03.2020 tarihli Değişik İş kararında sanığın aracının kontrol ve aramasının yapıldığı Horozluhan ve bağlantılı sokaklarında 15.03.2020 günü saat 00:00-05:00, 06:00-11:00, 12:00-17:00, 18:00-23:59 arasındaki zaman dilimi içerisinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 116. ve devamı maddeleri Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 19. maddesi, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun (2559 sayılı Kanun) 7-9. Maddeleri ve Ek-1 maddesi gereğince araçlar, şahıslar ve yanlarında bulunan eşyalarında önleme arama yapılmasına izin verilmiştir.
3. 15.03.2020 tarihli olay, yakalama, muhafaza altına alma tutanağında, saat 17:30 sıralarında devriye görevi sırasında park halindeki … plakalı aracın yanına şüphe üzerine gidildiği, aracın şoför mahallinde sanık …, sağ ön kısımda …, sol arkada …, sağ arkada …’ın araçtan indirilerek kimlik kontrollerinin yapıldığı, Konya 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 09.03.2020 tarihli Değişik İş kararına istinaden üst arama ve Genel Bilgi Toplama (GBT) sorgulamalarının yapıldığı, ilgili karar uyarınca yapılan aramada, aracın sürücü koltuğunun altında bir adet Walter P99AS Compact Glock ibareleri yazılı tabanca ve bu tabancaya ait 9×19 mm çaplı fişeğin ele geçirildiği ve arama işlemlerinin sonlandırılarak saat 19:15’te tutanağın tanzim edildiği görülmüştür.
4. Konya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.03.2020 tarihli Değişik İş kararı ile, elde edilen suç eşyalarına 5271 sayılı Kanun’un 123 ve devamı maddeleri uyarınca el konulmasına karar verilmiştir.
5. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarının 24.03.2020 tarihli raporunda, sanıktan elde edilen tabanca ve fişeklerin 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak nitelikte oldukları belirtilmiştir.
6. Sanığın savunmasında, Suriyeli bir çalışanı tarafından işyerine bırakılan silahı aracına koyduğunu beyan ederek suçlamayı reddetmiştir. beyan etmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü
Sanığın eylemi sabit görülerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm isabetli bulunmamış, sanığın atılı suçtan beraatine ve düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın, 26.06.2020 tarihli tutanak içeriğine göre, seri muhakemesi usulünün uygulanması teklifini reddettiği anlaşıldığından, tebliğnamede bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler ışığında, sanıktan elde edilen bir adet tabanca ve 12 adet fişeğin de 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Sanık savunmasında, suçlamayı dolaylı olarak ikrar etmiştir.
3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.12.2018 tarihli, 2016/20-1453 esas ve 2018/604 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 2559 sayılı Kanun’un 4/A maddesinde polise, kişileri ve araçları tecrübesine ve içinde bulunulan durumdan edindiği izlenime dayanan makul bir sebebin bulunması hâlinde durdurma ve yoklama biçiminde üstlerinde kontrol yapma yetkileri tanınmıştır. Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 27. maddesinde bu yetkinin kullanılması için “umma” derecesinde makul şüphe arandığı, kolluk görevlisinin tecrübesine dayanarak, izlediği davranışlarından, o kişinin bir suç işleyeceği veya işlediği hususunda kanaat elde etmesi veya kişinin silâhlı olduğu ve hâlen tehlike yarattığı kanaatine varması durumunda kişiyi durdurup yoklama biçiminde kontrol yapabileceği belirtilmiştir. Somut olayımızda, şüphe üzerine aracın dışında davet edilen sanık ve arkadaşlarının, elle kabaca icra edilen yoklama biçiminde kontrol olarak kaba üst aramasının yapılması için ayrıca bir arama kararı ya da yazılı arama emri alınmasına gerek bulunmamaktadır. 15.03.2020 tarihli olay, yakalama, muhafaza altına alma tutanağından, kolluk görevlilerinin saat 17:30 sıralarında sanık ve arkadaşlarının içinde bulundukları aracın yanına geldikleri ve önce araçtaki şahısların araç dışına davet edildikleri, kimlik kontrol işlemlerinin yapıldığı, kaba üst aramalarının gerçekleştirildiği, şahısların ve aracın GBT sorgulama işlemlerinin yapıldığı, … isimli kişi hakkında alkol veya uyuşturucu madde etkisi altındayken araç kullanma suçundan aranma kaydı olduğunun ortaya çıkması üzerine araçta önleme arama kararına istinaden arama yapıldığı, arama kararının icrasına kadarki işlemlerin 30 dakikalık süreden önce bitmiş olmayacağı, dolayısıyla, Konya 4. Sulh Ceza Hakimliğinin tarafından verilen, 2559 sayılı Kanun’un 9. maddesine göre olay yeri ve tarihini kapsayacak nitelikte önleme araması kararına istinaden yapılan arama işleminin usulüne uygun olduğu ve araç şoför koltuğu altında bulunan suç delillerinin elde edilmesine müteakip, Konya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.03.2020 tarihli kararı ile elkoyma kararı verildiğinden, delillerin elde ediliş şeklinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
4.Olay ve olgular bölümünde belirtilen deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümde, ruhsatsız silah ve fişekleri taşırken yakalanan ve suçunu ikrar eden sanık hakkında atılı suçun unsurlarının oluştuğu gözetilmeksizin, mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile sanığın beraatine karar verilmesi isabetsiz bulunmuş ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 10.03.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi.