YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14443
KARAR NO : 2012/21289
KARAR TARİHİ : 05.11.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanının kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1)Dava konusu taşınmaz sulu tarım arazisi kabul edilmiş ise de; taşınmazın fiilen nereden ve nasıl sulandığı belirtilmediğinden keşif mahallinde mahkeme heyeti ve bilirkişilerce bu hususun bizzat gözlem yapılıp keşif zaptına yazılmak suretiyle tespit edilmesi gerekirken, mahkemece bu konuda yeterince inceleme yapılmadan, taşınmazın sulu taşınmaz niteliğinde olduğunu kabul eden bilirkişi raporu esas alınarak eksik inceleme ile karar verilmesi,
2)Dava konusu taşınmaz büyük yüzölçümlü tarım arazisi niteliğindedir. Bu arazinin sulu mu veya kuru tarım arazisi mi olduğu tespit edildikten sonra bu özellikleri esas alınarak ekilebilecek münavebe ürünleri İlçe Tarım Müdürlüğünden sorularak değer tespit edilmesi gerekirken, yüzölçümü itibariyle ekildiği toptancı halinden alınan satış belgeleriyle isbat edilmeyen domates ve taze fasülye ürünlerine göre değer belirleyen bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3)Dava konusu taşınmazın yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattının güzergahı nazara alınarak irtifak hakkı tesisi nedeniyle taşınmazın tamamındaki değer düşüklüğünün binde yedi oranını geçemeyeceği gözetilmeden, daha yüksek oranda değer düşüklüğü olacağı kabul edilerek fazla bedele hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 05.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.