YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11939
KARAR NO : 2021/7610
KARAR TARİHİ : 20.04.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Red, İstinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-) Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm incelendiğinde;
Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz itirazının 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz isteminin, mağdurun aldırılan doktor raporunda darp cebir izine rastlanmaması nedeniyle yağma suçunun unsuru olan cebirin meydana gelmediğine, diğer sanıkların beraat etmesi karşısında sanık hakkında suçun birden fazla kişi ile işlendiğinin kabul edilmesine,sanığın alacağın tahsili amacıyla hareket ederek mağdura ait cep telefonunu alması nedeniyle yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre, sanığın mağdura kendisini yurt dışına kaçak yolardan götürmesi için bir miktar para verdiği, ancak mağdurun sözünü yerine etirmediği gibi aldığı parayı da iade etmediği, olay tarihinde gece vakti sayılan zaman diliminde sanığın, kimliği belirlenemeyen bir şahısla birlikte mağduru bir binanın bodrum katına getirdiği, burada cebir uygulamak suretiyle mağdurun cep telefonunu aldıkları ve mağduru buraya kilitledikleri, mağdurun bir not yazarak dışarı kepengin aralığından attığı, vatandaşların polise durumu bildirdiği, polisin olay yerine gelerek sanık …’yi aynı binanın üst katında yakaladıkları, kaba üst aramasında mağdura ait cep telefonu ile kilitli tutulduğu yerin anahtarının ele geçirildiği, anahtarla kilitlenen kapı açılarak mağdurun kurtarıldığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında TCK’nın 149/1-c-d-h maddesi uyarınca nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebebi yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN ONANMASINA, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 20/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.