YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5951
KARAR NO : 2018/23705
KARAR TARİHİ : 05.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 07/12/2017 gün ve 2016/16672 Esas – 2017/27913 Karar sayılı ilama karşı davacı idare vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
-K A R A R-
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davanın kabulüne dair verilen hüküm, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmış; bu karara karşı, davacı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, Yargıtay ilamında yazılı gerekçelere göre, davacı idare vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair karar düzeltme istekleri HUMK.nun 440. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından yerinde değildir. Ancak;
Aynı bölgeden intikal eden ve Dairemizin 2016/12490 Esas sayılı ilamı ile denetimden geçen … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/27 Esas sayılı dava dosyasında aynı kamulaştırma kapsamında komşu 104 ada 44 parsel sayılı taşınmazın metrekaresine 23.01.2015 değerlendirme tarihi itibariyle 46,72-TL değer biçildiği halde, dava konusu taşınmazın metrekaresine 20.08.2015 değerlendirme tarihi itibariyle 86,93 TL değer değer biçildiği bu kez yapılan değerlendirmede anlaşıldığından,
Dairemizin 07.12.2017 gün ve 2016/16672 Esas-2017/27913 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra, işin esasının incelenmesinde;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki … İlçesi, … Köyü 104 ada 57 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, üzerindeki yapılara bayındırlık m2 birim fiyatları uygulanıp yıpranma payı düşülerek, tel çite niteliğine göre, ağaçlara ise yaş cins, ve sayılarına göre maktuen değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden, davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Aynı bölgeden intikal eden ve Dairemizin 2016/12490 Esas sayılı ilamı ile denetimden geçen … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/27 Esas sayılı dava dosyasında aynı kamulaştırma kapsamında komşu 104 ada 44 parsel sayılı taşınmazın metrekaresine 23.01.2015 değerlendirme tarihi itibariyle 46,72-TL değer biçildiği halde, dava konusu taşınmazın metrekaresine 20.08.2015 değerlendirme tarihi itibariyle 86,93 TL değer biçildiğinden bilirkişi raporu inandırıcı bulunmamıştır.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re’sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığı gibi;
2-7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle taraf vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile BOZULMASINA, davacı idareden peşin alınan karar düzeltme harcının istenildiğinde iadesine, 05/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.