Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2021/11580 E. 2021/15045 K. 13.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11580
KARAR NO : 2021/15045
KARAR TARİHİ : 13.12.2021

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava dilekçesinde müvekkilinin … ili, … ilçesi, … mahallesi, 113 ada 10 parsel sayılı ve 37 bağımsız bölümden oluşan davalı sitenin yönetim kurulu başkanı ve 26 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalı sitede mesken niteliğinde 2 nolu bağımsız bölümün maliki olup mesken niteliğindeki bağımsız bölümün iş yeri olarak kullanıldığını, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası’nın 19. maddesinin 2. fıkrasına göre iş yeri olarak açılacak yerler ancak kat malikleri kurulunun oy birliği ile vereceği kararla açılabilir hükmü içermekte olduğunu, … 1 Sitesi Kat malikleri kurulunca 2 numaralı bağımsız bölümün davalı tarafından kullanılabilmesi için oybirliği ile verilmiş bir kararın olmadığını,kat maliklerinden izinsiz mesken niteliğindeki yerin iş yeri olarak kullanıldığını,bu nedenle tapu da mesken olarak kayıtlı olan ancak işyeri olarak kullanılan 2 numaralı bağımsız bölüm ve ana taşınmazda yapılan değişikliklerin eski hale getirilmesini, davalıya ait büronun tahliyesi, istenilmiştir.
Mahkemece 17/03/2015 tarihinde davanın kısmen kabül kısmen reddine karar verilmiş, hükmün davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 2017/1040 esas 2017/10183 karar sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile … ili, … ilçesi, 113 ada 10 parsel, 2 numaralı bağımsız bölümde … mahallesi, … 1 caddesi, no:61 … 1 sitesinde bulunan taşınmazda davalının mimari projeye aykırı olarak kullandığı yerin mimari projeye uygun olacak şekilde bilirkişi raporları doğrultusunda eski hale iadesine, bilirkişi raporları doğrultusunda davalıya eski hale iadesi için 2 aylık (60 gün) süre verilmesine, davacının tahliye ve fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyulduğu, ancak gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.Şöyle ki;
1-Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 19.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kat maliki kendi bağımsız bölümünde anayapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamaz. Tavan, taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile anayapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir.
Buna göre kat maliki, her ikisi de kendisine ait olan iki bağımsız bölümün tavan, taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantı yerlerinde anayapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişikliği diğer kat maliklerinin rızasını almaksızın yapabilme olanağına sahiptir. Bu sebeple; davalıya ait 2 ve 3 numaralı bağımsız bölümlerin birleştirilmesi ve içerisinde yapılan değişiklikler açısından anayapıya zarar verip vermediği ve anayapının statiğini etkileyip etkilemediği, davalının Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca yapmış olduğu değişikliklerin bu kapsamda izne tâbi olup olmadığı, her bir değişiklik için değerlendirilmek sureti ile bilirkişi tarafından tespit edilmeden bu yöndeki istemin de kabulüne karar verilmesi,
2-Ayrıca, Mahkemece müdahaleler yönünden sadece önlenmesi yönünde karar verilmiş olduğu ancak kabul yönünden verilen kararda hangi müdahalelerin mevcut olup ne şekilde önlenmesi gerektiğinin belirtilmediği anlaşılmaktadır. HMK’nın 297. maddesine göre mahkemece verilen hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ve verilen karar ile iki tarafın leh ve aleyhine hükmedilen görev ve hakların gayet açık ve anlaşılır biçimde yazılması gerekmektedir. Mahkemece projeye aykırılıkların ve müdahalelerin neler olduğunun ve ne şekilde eski hale getirileceğinin infazda tereddüt yaratmayacak şekilde açıkça belirtilmeksizin bilirkişi raporuna atıf yapılarak hüküm tesis edilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıda sözü edilen bir numaralı bozma doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınarak iki numaralı bent de dikkate alınarak oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 13/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.