Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2013/26614 E. 2015/45930 K. 14.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/26614
KARAR NO : 2015/45930
KARAR TARİHİ : 14.12.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağmaya kalkışma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar …, … ve …’un kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından hükümlülüklerine dair kararların yapılan temyiz incelemesinde;
Sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını 5237 sayılı TCK’nın 109/3. maddesinin “a” ve “b” bentlerine aykırı biçimde silahla ve birden fazla kişi ile birlikte işlendiklerinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken bu hususların dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; sanıklar …, … ve … savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanıklar …, … ve …’un yağmaya kalkışma suçlarından hükümlülüklerine dair kararların yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; mağdurun sanık ….’dan 3.000.-TL bedel karşılığında bir araba satın alarak borcunu ödemediği, olay günü …’in evinde borcun ödenmesi konusunda konuşurlarken mağdurun borcunu ödeyemeyeceğini söylemesi üzerine …’in eve çağırdığı sanıklar…. ve ….’un da eve geldikleri,..’in mutfaktan aldığı bıçakla tehdit ederek mağduru bacağından bıçaklayıp yaraladığı, … ve …’ın da mağduru darp ve tehdit ederek paranın ödenmesini istedikleri, …’in biri 10.000.-TL, diğer ikisi 5.000.-TL bedelli olmak üzere toplam 20.000.-TL bedelli ele geçirilemeyen 3 adet senedi tanzim ederek mağdura imzalattığı, buradan hareketle mağduru … mevkisine götürdükleri, burada eşi ve kardeşini aratarak para istettikleri, karakola şikayet edildiklerini anlayınca mağduru yaralı vaziyette hal binası yakınlarında serbest bıraktıkları, 26/01/2010 tarihinde … ve … ile mağdur arasında bir protokol imzalanarak, mağdurun şikayetten vazgeçmesine karşılık zararı için sanıklar … ve ..’in 7.000.-TL nakit ödeyeceklerini, mağdurdan alınan senetlere karşılık 20.000.-TL bedelli senet vereceklerini, yağmalanan senetler ortaya çıkarsa ve işlem görürse mağdurun bu senedi kullanacağını, aksi halde senedin geçerli olmayacağını, senetler mağdura teslim edilirse mağdurun da 20.000.-TL bedelli senedi iade edeceğini kararlaştırdıkları, mağdurun 26/12/2011 tarihli duruşmada dava konusu senetler karşılığında kendisine teminat senedi verildiğini söylediği olayda;
1- Sanık …’ın 3.000.-TL tutarındaki alacağı için mağduru tehdit edip yaralayarak 20.000 TL bedelli 3 adet senet imzalatıp alan sanıkların, TCK’nın 148/2. maddesi aracılığı ile 149/1-a-c-d maddesinde tanımlanan silahla, birden fazla kişi ile birlikte konutta yağma suçlarının tamamlandığı gözetilmeden, TCK’nın 35/1. maddesi ile uygulama yapılarak eksik ceza tayini,
2- 26/01/2010 tarihinde mağdur ile … ve … arasında yapılan protokol ve mağdurun 26/12/2011 tarihli duruşmada, yağmalanan senetler karşılığında kendisine teminat senedi verildiğine dair beyanları nazara alınarak, söz konusu teminat senedinin ne zaman verildiği araştırıldıktan sonra, sonucuna göre sanıklar hakkında TCK’nın 168/3 maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
3- T.C. Anayasası’nın 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK’nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanıktan, yargılandığı suç nedeniyle baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunman ücretinin alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıklardan alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 14/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.